Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı iştiraki olarak 2006 yılında kurulan TP Petrol Dağıtım (TPPD), akaryakıt dağıtım sektörünün önde gelen oyuncularından biri olma yolunda hızla ilerliyor. İddialı büyüme hedeflerini destekleyecek güçlü bir bilişim altyapısının gerekli olduğunu bilen TPPD, sunucu ve yedekleme ünitesi seçiminde tercihini IBM teknolojilerinden yana kullandı. IBM teknolojilerine ve desteğine büyük bir güven duyduklarını belirten Bilgi İşlem Müdürü Muharrem Mücteba Kaya, hızla artan istasyon sayısıyla birlikte, işlerin kesintisiz olarak yürütüleceğinden emin olmak istediklerini ve hem yetkinlik hem de maliyet olarak en iyi çözümü IBM teknolojilerinin sunduğunu vurguluyor.

“Oldukça hızlı büyüme hedefleri olan çok genç bir kuruluş olarak, iletişim, web, otomasyon, ERP, doküman yönetimi ve otomasyon uygulamalarımızı, sağlam, güvenilir bir donanım altyapısına oturtmak ve verilerimizi güvenli bir şekilde yedeklemek zorundaydık. Bu bizim için hayati önem taşıyordu. IBM System x sunucularının ve Total Storage yedekleme çözümlerinin, kesintisiz iş yapma ve verimlilik beklentilerimizle çok iyi şekilde örtüştüğünü gördük. Bu alt yapıyı kurarken şu anki ihtiyaçlarımızı değil, önümüzdeki 5-10 senelik ihtiyaçlarımızı temel aldık. Şu anda kurduğumuz altyapı ile içimiz çok rahat, geleceğe güvenle bakabiliyoruz.”
MUHARREM MÜCTEBA KAYA
Bilgi İşlem Müdürü
TPPD
TP PETROL DAĞITIM (TPPD) BİLGİ İŞLEM MÜDÜRÜ MUHARREM MÜCTEBA KAYA:
“Verimlilik ve Kesintisiz İş Yapma Beklentilerimizde Kritik Önem Taşıyan Donanım Altyapımız İçin IBM Teknolojilerini Tercih Ettik.”

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı bünyesinde 2006 yılında faaliyetlerine başlayan akaryakıt dağıtım kuruluşu TP Petrol Dağıtım (TPPD), bilgi işlem alt yapısını sıfırdan kurdu ve yakın geleceğe yönelik iddialı büyüme hedeflerine uygun yatırımlar gerçekleştirdi. Sunucu altyapısında 5 tanesi Ankara Genel Müdürlük’te, 5 tanesi ise İstanbul yedekleme ve olağanüstü durum merkezinde olmak üzere 10 adet IBM System x sunucu bulunan ve VMware sanallaştırma teknolojisinden yararlanarak tüm ihtiyaçlarını karşılayan TPPD, depolama çözümü olarak da IBM Total Storage ailesinden DS4700 disk ünitesini ve TS3200 yedekleme ünitesini tercih etti. Proje hakkında, TP Petrol Bilgi İşlem Müdürü Muharrem Mücteba Kaya ile görüştük.
Muharrem Bey, genç bir kuruluşsunuz ve iddialı hedefleriniz var. Kuruluşunuz hakkında bilgi verebilir misiniz?
MUHARREM MÜCTEBA KAYA:TPPD, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı tarafından 2006 yılında kurulmuş ve faaliyet alanını akaryakıt dağıtımı olarak belirlemiş olan bir firma.
Şu anda Türkiye genelinde 100 adet akaryakıt istasyonumuz bulunuyor. Bu sayıyı kısa sayılacak bir vadede altı katına yani 600’e çıkarmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla söz konusu istasyonlarla aramızdaki iletişim ve bilişim altyapısı bizim için çok önemli.
Bu altyapı kendi içinizdeki departman tarafından mı kuruluyor?
MUHARREM M. KAYA: Evet, akaryakıt istasyonlarımızı entegre bir şekilde yönetmemizi sağlayan bilişim altyapısı projesini kendi bilgi işlem departmanımız tarafından yürütüyoruz. Proje fazlar halinde hayata geçiriliyor. Departmanımızda şu anda sekiz çalışanımız var. Altyapı, 2006 yılında yavaş yavaş tasarlanmaya, daha sonra da sistem mimarisi geliştirilmeye başlamış. 2008 yılında ise yoğun olarak çalışmalarımız sürdü, yatırımların büyük bölümü tamamlandı ve donanımlarımız kuruldu. Önümüzdeki yılın sonu itibariyle de sistem tam performansıyla çalışmaya başlayacak.
Bu yıl içerisinde donanım, yedekleme, depolama ihtiyaçlarınızı karşıladınız. Başından itibaren odaklandığınız tüm ihtiyaçlarınız nelerdi?
MUHARREM M. KAYA: Öncelikle veri mimarisini oturtmak, güvenli bir şekilde yedeklenmesini sağlamak, iletişim ve web uygulamalarımızı sağlam bir altyapıya kurmak istedik ve bunu gerçekleştirdik. Donanım ve yedekleme altyapımız bu ve diğer tüm planlarımızı hayata geçirmemiz için öncelikli ihtiyaçlarımızdı ve verimliliğimiz, kesintisiz iş yapma beklentilerimiz için kritik önem taşıyordu. Bu alt yapıyı kurarken şu anki ihtiyaçlarımızı değil, önümüzdeki
5-10 senelik ihtiyaçlarımızı temel aldık. Şu anda sunucu altyapımız 100 istasyona hizmet veriyor ama birkaç sene içinde 600 istasyona ulaşma hedefimize yaklaştığımızda da bu altyapıyı rahatlıkla kullanabileceğiz.
Diğer taraftan da bir portal aracılığıyla doküman yönetimi sistemine geçmeyi, bu sistem aracılığıyla bayilerimizle iletişim kurmayı, ERP ve otomasyon yazılımını da devreye sokarak tam bir bütünlük içinde bayilerimizle birlikte çalışmayı planladık. Şu anda bunları fazlar halinde hayata geçiriyoruz ve dediğim gibi 2009 sonunda da tamamlamış olacağız. Tüm bu projeleri hayata geçirirken de, IBM’den sağladığımız sunucu ve yedekleme altyapısından güç alıyor olacağız.
Tüm altyapı tamamlandığında nasıl bir iş yapma biçimi oluşacak bize biraz daha açıklar mısınız?
MUHARREM M. KAYA: Bizim üç ayaklı bir projemiz var. Bu proje ile ERP, doküman yönetimi ve otomasyon sistemini birbiri ile entegre bir şekilde çalışacak ve bize doğru, işlenebilir veriyi sunuyor olacak. ERP ile mali ve idari hareketleri, doküman yönetimi ile kendi içimizdeki yazışmalarımızı, bunların iş akış süreçlerinin takibini, otomasyon sistemi ile de tankerden depo, depodan tekrar tanker, tankerden bayi, bayiden pompa, pompadan araç ve aracın geri dönüşüne kadar tüm akaryakıt hareketlerini aktif olarak yönetip, takip edebileceğiz. Bütün bu altyapıyı da IBM sunucuları yönetecek.
Tüm bu bilgi işlem altyapısını tasarlarken nasıl bir yaklaşım izlediniz?
MUHARREM M. KAYA: Biz bu süreci iki senelik bir zaman dilimine yaydık

ve üçe ayırdık. İlk 180 günlük bölümü “tasarım”, ikinci 180 günlük bölümü “kurulum” ve geri kalan 360 günlük bölümü de “veri toplama” olarak değerlendirdik. Departmanımıza bağlı, Bilgi İşlem Şefliği, Yazılım Şefliği ve Otomasyon Şefliği olmak üzere üç tane şeflik, bunlardan bağımsız olarak bir tane de ERP sorumlumuz var. Yol haritamızda, öncelikle donanım sistem mimarisini tasarladık, ve hazırladığımız şartnameye göre ihaleye çıktık. İhalemizin sonucunda da IBM gerekli beklentilerimizi en iyi şekilde karşıladığı için ihalemizi aldı.
Beklentileriniz nelerdi?
MUHARREM M. KAYA: Sunucularımızın 24 saat kesintisiz bir şekilde ve en az müdahale ile çalışabilir olması esastı. Bunun yanı sıra “disaster recovery” opsiyonunun da içinde olması gerekiyordu. Yani Ankara-İstanbul arasında bire bir yedekleme ile çalışabilmesi, Ankara’daki bir felaket durumunda İstanbul’dan tekrar ayağa kalkarak çalışabilmesi gerekiyordu. Bu beklentilerimizi de IBM tam olarak karşılayabiliyordu.
Hangi IBM ürünlerini seçtiniz?
MUHARREM M. KAYA: İntel tabanlı 10 adet 3850 serisinden IBM System x sunucu aldık. Bunların 5’ini Ankara Genel Müdürlüğümüzde, 5’ini de İstanbul’daki olağanüstü durum merkezinde konumlandırdık. Sunucularımızı, VMware sanallaştırma teknolojisini kullanarak çok daha geniş kapasiteye ulaşabilecek şekilde kullandık. Dolayısıyla her sunucunun üzerinde birden fazla sunucu yer alabildi. System x sunucular üzerinde;
e-Posta Sunucusu, Active Directory Sunucusu, Dosya Sunucusu, FTP Sunucusu, Yazıcı Sunucusu, Web Sunucusu, Proxy Sunucu ve Uygulama Sunucuları gibi sunucular sanallaştırma yoluyla kurulu bulunuyor.
Yedekleme altyapınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
MUHARREM M. KAYA: IBM’in 44 kartuşlu otomatik yüklemeli, TS3200 yedekleme ünitesini kullanıyoruz. Bunun dışında sunucularımızın özelliğinden dolayı RAID sistemini kullandığımız için günlük yedeklerimizi doğrudan alıyoruz. Library ile aldığımız yedekleri de dışarıda tutuyoruz. Ankara’dan İstanbul’a yedekleme yapıyoruz, yani sistemleri bire bir yedekliyoruz. Sistemi kurarken de sadece aktif kısım burada yani Ankara’da olacak şekilde tasarlamadık. İnternet tabanlı sunucularımızı İstanbul’a, olağanüstü durum merkezine kurduk. Olağanüstü durum merkezinin ucunda bizim internetimiz var. Ankara’ya ayrıca internet çekmedik. İstanbul merkezimizle aramızda bire bir 20 Megabitlik bir bağlantımız var, İstanbul’dan da 30 Megabitle internete çıkıyoruz. Benzin istasyonlarımız da İstanbul üzerinden bize ulaşıyorlar. İstasyonlar, otomasyon üzerindeki verileri anlık olarak İstanbul merkezimize gönderiyor. Her bir hareket Ankara’ya128 K’lık hatlar vasıtasıyla doğrudan ulaştırılıyor. Dolayısıyla aynı zamanda istasyonlarımızı da yedeklemiş oluyoruz. Böylece istasyonlarımızı da
güvence altına alarak, kendi bilgilerine kolayca tekrar erişme olanağı sağlayabiliyoruz.
Oluşturduğunuz bu donanım altyapısıyla içiniz rahat mı? Genel olarak müşteri memnuniyetinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
MUHARREM M. KAYA: Her noktada içimiz son derece rahat. Bütün verilerimizin güvenli bir şekilde yedeklendiğinden, sunucularımızın kesintisiz çalışacağından eminiz. IBM gibi sunucu ve yedekleme alanında Ar-Ge yatırımlarıyla açık ara öne çıkan ve en ileri teknolojilere sahip olan bir kuruluşla çalıştığımızı biliyor olmak kendimizi böyle güvende hissetmemize neden oluyor. Bu alana odaklanmış ve yol haritası son derece belirgin bir yapısı var IBM’in. Ayrıca çözüm ortakları da alanında son derece yetkinler. Biz IBM’in yedekleme açısından önde gelen çözüm ortaklarından Sürat Teknoloji ile çalışıyoruz ve onların da hizmetinden son derece memnunuz. Gerek IBM, gerekse Sürat Teknoloji her zaman yanımızda oldular ve bizi hiçbir aşamada yalnız bırakmadılar. Onları bu çerçevede, bizimle bizim başarımız için çalışan birer iş ortağımız olarak görüyoruz.
Kürşat Bey, siz Sürat Teknoloji olarak TPPD’ye destek veriyorsunuz. Siz IBM teknolojilerini ve TPPD’de yürütülen projeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
KÜRŞAT KAPLAN: IBM’le hiçbir projemizde yarı yolda kalmadık, müşterilerimize karşı hiçbir zaman mahçubiyet hissetmedik. Bunların etkisiyle müşterimize gönül rahatlığıyla IBM’i önerebiliyoruz. TPPD Bilgi İşlem Departmanı ekibi de projenin başından bu yana ne istediğini çok iyi biliyordu ve alanına çok hakimdi. Bu yaklaşım da projenin başarısında çok etkili oldu. İyi bir sinerji yakalandığına inanıyoruz. TPPD gibi bir kuruluşa IBM ile birlikte destek vermekten, büyüme süreçlerinde yanlarında olmaktan gurur duyuyoruz.
TP PETROL DAĞITIM LTD. ŞTİ.
HAKKINDA
16 Şubat 2006 tarihinde TPIC’in alt kuruluşu olarak kurulan TP Petrol Dağıtım Limited Şirketi, TPAO’nun entegre bir yapıya kavuşmasını sağlamak amacıyla, yurtiçi akaryakıt dağıtım sektöründe yeni bir oyuncu olarak yerini almıştır. 19 Ekim 2006 tarihinde 15 yıllık “dağıtıcı lisansı” alan TPPD, 2008 yılında 100 istasyonlu bayi ile anlaşarak yurtiçi pazarda akaryakıt satışlarına başlamıştır.
TPPD’nin hedefi 2015 yılına kadar sektörde 650 istasyona ve % 10 pazar payına ulaşarak sektöre yön veren lider bir kuruluş olmaktır. Şirketin büyüme stratejisi; öncelikle büyük şehir merkezleri olmak üzere tüm il ve ilçe merkezlerinde istasyonlara ve stratejik noktalarda depolama tesislerine sahip olarak, serbest pazar ve rekabet koşulları çerçevesinde kaliteden ödün vermeksizin faaliyetlerini sürdürmektir.
SÜRAT TEKNOLOJİ
HAKKINDA
Türkiye bilişim sektörünün lider firmaları arasında yer alan Sürat Teknoloji 1989 yılında sektöre hizmet vermeye başlamıştır. Kurulduğu günden bu yana pazardaki öncü konumunu sürdüren ve Türk BT sektöründeki yerini alan Sürat Teknoloji; sistem entegrasyonu, veri depolama ve yedekleme, veri güvenliği, kurumsal iletişim çözümleri, uygulama geliştirme, anahtar teslim projeler, Yazılım Çözümleri ve profesyonel danışmanlık hizmetlerini sunmaktadır. BT alanındaki ürün ve hizmetlerini yaygın ağıyla Türkiye’nin her yanına götüren Sürat Teknoloji çatısı altında 120 kişi çalışmaktadır. Sürat Teknoloji, 5 binden fazla müşteriye BT alanındaki ihtiyaçlarını karşılayan profesyonel hizmet ve çözümleri satış öncesi ve sonrası destekle birlikte sunmaktadır. Genel Müdürlüğü İstanbul’da bulunan Sürat Teknoloji, Ankara ve İzmir’deki bölge müdürlükleriyle Türkiye’nin her yanına ulaşırken; 2006’da açtığı Kırgızistan, Kazakistan ve Azerbaycan müdürlükleriyle de Orta Asya’da çalışmalar yapmaktadır. Ayrıntılı bilgi için: www.surat.com.tr ziyaret edilebilir.

Orkun Ekinci“IBM olarak, Türkiye’nin köklü kurumu TPAO ile geçmişe dayalı iş ilişkimiz zaten vardı. TPAO’nun iddialı ve geleceği son derece parlak bu yeni oluşumunda hayata geçirilen ilk projelerde yer almaktan gurur duyuyoruz. Yetkinliği ile öne çıkan çözüm ortağımız Sürat Teknoloji’nin desteği ile her zaman TPDD’nin yanında olması da bize güven veriyor. TPPD’nin büyümesine tanıklık edeceğimizi ve IBM teknolojileriyle bu büyümeye katkıda bulanacağımızı bilmek, bizler için çok heyecan verici.”
Orkun Ekinci
IBM Türk Müşteri Temsilcisi

Kürşat Kaplan “IBM’le hiçbir projemizde yarı yolda kalmadık, müşterilerimizi her zaman memnun edebildik. Bu nedenle müşterimize gönül rahatlığıyla IBM’i önerebiliyoruz. TPPD Bilgi İşlem Departmanı ekibi de projenin başından bu yana ne istediğini çok iyi biliyordu ve alanına çok hakimdi. Bu yaklaşım da projenin başarısında çok etkili oldu.”
Kürşat Kaplan
Sürat Bilgisayar Ankara Ofisi Kamu Satış Yöneticisi
