IBM®
Ana metne geç
    Türkiye [değiştir]      Kullanım koşulları
 
 
   
     Ana Sayfa      Ürünler      Hizmetler & çözümler      Destek & yükleme      Bana özel     
 

MAN TÜRKİYE, VERİMLİLİĞİNDE HAYATİ ÖNEM TAŞIYAN UYGULAMALARI IBM SYSTEM P SUNUCULARINA EMANET ETTİ

GELECEK PROJELER İÇİN DE IBM SİSTEM p SUNUCUMUZA GÜVENİYORUZ

Dünya otomotiv endüstrisinin devlerinden Alman MAN firmasının Türkiye'deki otobüs üretim üssü MAN Türkiye, iş stratejileri doğrultusunda BT altyapısını da güçlendiriyor, yeni koşul ve ihtiyaçlara göre verimliliği artırıcı maliyetleri düşürücü yatırım kararları alıyor. MAN Türkiye, uzun yıllardır kullanmakta olduğu ve kendi içindeki BT ekibi tarafından sürekli geliştirdiği ve yeni modüller eklediği, hayati öneme sahip ERP uygulamasının kurulu olduğu sistemi, performans sorunlarından dolayı yenileme kararı aldı. MAN Türkiye, IBM System p ürün ailesiyle, Unix tabanlı ERP uygulamasının ihtiyaç duyduğu yüksek performansa erişmekle kalmadı, geleceğe yönelik planları için de uygun bir altyapı elde etti..

İŞ SÜREKLİLİĞİMİZİ SAĞLAMADA IBM SİSTEM p DONANIMLARINA GÜVENİMİZ TAM

MAN Türkiye Bilgi Sistemleri ve Organizasyon Grup Müdürü Ufuk Öztopçu yeni sistem konusundaki memnuniyetlerini şöyle dile getiriyor: "Bizim için hayati önem taşıyan ERP uygulamamızı IBM System p sunucusuna teslim ettik ve CPU performansı konusunda artık içimiz rahat. IBM System p gücüne ve teknolojik üstünlüğüne güvenimiz tam."
UFUK ÖZTOPÇU
MAN Türkiye Bilgi Sistemleri ve
Organizasyon Grup Müdürü

 

MAN Türkiye ve proje öncesi ihtiyaçlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: MAN Türkiye'yi en özet şekliyle MAN otobüslerinin Türkiye'deki üretim üssü olarak tanımlayabiliriz. Almanya merkezli NeoMAN adlı uluslararası kuruluşun altında yer alan bu üs, ağırlıklı olarak dışsatım amaçlı üretim yapıyor. Uzun mesafeli şehirlerarası otobüslerin yanı sıra daha kısa mesafeli şehirlerarası otobüsler ve belediye otobüsleri de üretiyoruz. Yılda 2000 dolayında otobüs üretimi söz konusu. Ayrıca kamyon ithal ederek iç piyasaya satan bir kuruluşumuz ve araçların satımında finansal çözümler sunan bir başka kuruluşumuz daha bünyemizde yer alıyor. MAN Türkiye ve bu iki kuruluştaki toplam çalışan sayısı, yaklaşık 500'ü beyaz, 2000'i mavi yaka olmak üzere 2500'ü buluyor. Bizim gibi üretim yapan kuruluşlar için en kritik uygulama bilindiği gibi Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) uygulamasıdır. MAN Türkiye'de Baan ERP paketini 1998 yılından bu yana kullanıyoruz. Kuruluşumuz global olarak bu paketi kullanmakta. ERP paketinin standartların ötesinde özelleştirme ve lokalizasyon ihtiyaçlarını hem buradaki sekiz kişilik yazılım ekibimizle hem de Almanya'dan yapılan müdahalelerle gerçekleştirmekteyiz. ERP sistemimiz zaman içinde geliştikçe, farklı bir teknoloji sağlayıcının ürünü olan sunucumuz performans sorunları göstermeye başladı.

Bu konuya çözüm sağlama sürecinizden söz eder misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: Sunucumuz yaklaşık dört yıllık bir sistemdi ve yenileme zamanı da geliyordu. Bu sistemleri yenilemenin, sistemlerin bakım ve diğer masraflarına ayırdığımız bütçeye aşağı yukarı denk gelmesi söz konusuydu. Dolayısıyla stratejik olarak var olan donanımlarla devam etmek yerine sunucumuzu yenilemeye karar verdik. Böylece 2006 yılının yaz aylarında büyük sistem sağlayıcılarla görüşmelere başladık.

Alternatifleri değerlendirirken hangi metodlara başvurdunuz?
UFUK ÖZTOPÇU: Bir karşılaştırma matriksi hazırladık, özellikle bizim kullandığımız ERP paketini kullanan kuruluşların deneyimlerini inceledik, performans analizleri yaptık. Ayrıca, Almanya'daki merkezimizin BT bölümüyle konu hakkında görüşmeler yaptık. Onların muhtelif önerileri oldu. MAN Türkiye bilgi sistemlerinden çok daha büyük, kapsamlı ve daha fazla uygulamanın çalıştığı bir yer olduğu için her platformdan sunucuya sahiplerdi. "Storage" anlamında da çeşitlilik arz eden bir yapıları vardı. Elde ettiğimiz tüm bilgileri değerlendirdik. En çok bağımsız araştırma şirketlerinin performans analizlerini göz önüne aldık. İçinde bulunduğumuz dönemde IBM sunucularının, diğer teknoloji sağlayıcıların RISC ya da farklı tabanlı sistemlerine göre daha güçlü teknolojilere sahip olduğunu gördük. IBM sunucuları, uzun zamandan beri BT pazarında güvenilirliği kanıtlanmış, yüksek performanslı sistemlerdi. Ayrıca iletişimde olduğumuz Türkiye'deki ERP paketi kullanan büyük şirketlerden de IBM System p RISC sistemleriyle ilgili olarak çok iyi geribildirimler aldık.

IBM sunucularının hangi teknolojik özellikleri sizi etkiledi?
UFUK ÖZTOPÇU: Teknoloji itibariyle IBM'in bir üstünlüğü de micro partitioning özelliğiyle birden fazla sunucuyu konsolide edebilmesi ve cpu/bellek anlamında her türlü sistem kaynağını esnek bir şekilde müşteriye sunabilmesi. Bu özellikleri istediğiniz zaman konfigüre edebiliyorsunuz. Dolayısıyla yaptığınız yatırımdan maksimum getiriyi sağlayabiliyorsunuz. Dolayısıyla her noktada yolumuz IBM'e çıktı. IBM için karar verirken kafamız hiç karışmadı. Bizi çok rahatlatan bir inceleme dönemi yaşadık ve kuşku duymadan IBM'den yana karar verdik.

Neden IBM System p sunucularını seçtiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: Çünkü Unix ortamında çalışan bir ERP paketimiz var ve biz de Unix tabanlı sistemler üzerinde bir araştırma yaptık. Var olan Unix sisteminden başka bir Unix sistemine geçmek, her ne kadar birbirlerine benzeseler de ciddi bir karardı. Aynı şekilde alışmış olduğumuz sağlayıcı firmadan başka bir firmaya geçmek de öyle... Biz, bu doğrultuda aldığımız riskin elde edeceğimiz getiriye değeceğine inandık ve inancımızda da yanılmadık.

IBM ekibiyle iletişiminizi değerlendirir misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: IBM'in yaklaşımı memnuniyet vericiydi, gerek Ankara gerek İstanbul ofislerinden uzmanlar bu süreç içinde bizimle gerçekten çok ilgilendi. Bakım anlaşması kapsamında da doğrudan IBM'den hizmet almak üzere anlaşmış bulunuyoruz. Bu güne kadar MAN Türkiye olarak IBM'le kritik uygulamalar anlamında hiç çalışmamıştık. Söz konusu proje kapsamında uzun soluklu bir işbirliğinin başladığına inanıyorum. Hayati önem taşıyan önemli bir uygulamamızı IBM sistemine teslim ettik ve bu konuda içimiz rahat.

Sunucunun kurulumu sonrasında elde ettiğiniz faydalar hakkında bilgi verebilir misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: IBM System p sunucusuna ERP kurulumunu 2007 Mart ayında gerçekleştirdik. Gerçek anlamda performans ölçme imkanına ise Nisan 2007'de kavuştuk. Sistem henüz çok yeni olmakla beraber ilk günden başlayarak çok ciddi anlamda performans artışı yaşandı ve bu konudaki sorunlarımız sona erdi. Kullanıcılarımız memnuniyetlerini dile getiriyorlar. Biz ERP sistemimizin sağlam, iş sürekliliğini sağlayan bir yapıya kavuşturulması için çok çalıştık. Artık tüm kaynaklarımız yedekli çalışıyor. Fabrikadaki sistemlerimizin çok kısa bir süre durması bile üretimimizde ciddi bir kaos yaşatır. Artık sistemlerimizin 7/24 kesintisiz çalışacağına inancımız ve buna bağlı olarak IBM System p serisi donanımlarına güvenimiz tam.

MAN Türkiye ağ altyapısı ile ilgili de yenileme projesi sürdürdü ve bu çerçevede IBM Total Storage ürünleri kullandığınızı biliyoruz. Bu konuda da bilgi verebilir misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: Kritik uygulama sunucularımızın yenilenmesi ve data network alt yapımızın yenilenmesi aynı yıla denk geldi. ERP uygulamalarında disk IO performansı ihtiyacı CPU ihtiyacından bile önemlidir. Biz de IBM'le CPU ihtiyacına yönelik görüşmeleri sürdürürken, depolama ile ilgili de görüşmeye karar verdik ve proje teklifinin içerisine bu konuyu da dahil ettik. Bu bizim için iyi bir fırsat oldu, hem tüm sistemlerimizi tek bir çatı altında toplamış olduk, hem de maliyetleri düşürdük. Total Storage ile birlikte ilgili Tivoli Storage Manager ve Tivoli Systems Monitoring uygulamalarını da devreye aldık.

Geleceğe yönelik planlarınızdan da söz edebilir misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: İkinci bir uygulamamız da üretimde performans ve verimliliğin artması amacıyla kendi bünyemizde geliştirdiğimiz, ÜSTAD adını verdiğimiz bir üretimde veri toplama sisteminin hayata geçirilmesidir. Bunu Türkiye'deki geliştirme ortamımızda java tabanlı olarak geliştirdik. Amacımız iş süreçlerimizi iyileştirmeye yönelik dataları toplayabilmek. Yapılan her işin kayıt altına alınmasını, dolayısıyla planlanan sürelerle gerçekleşen sürelerin karşılaştırılmasını sağlıyoruz. Bu da krtik bir uygulama ve yine IBM sunucumuz üzerinde çalışmaya başladı. Çok yakında insan kaynakları sistemimizi de bu sunucuya aktarmayı planlıyoruz.
Geleceğe yönelik başka hedeflerimizde de IBM System p sunucumuzun gücünden yararlanacağımızı düşünüyorum. Zaten bu yatırımı geleceği de öngörerek yaptık. Örneğin gelecekte Data Warehousing uygulamasına geçmemiz gerektiğini düşünüyoruz ve bu kapsamda da sunucumuza güveniyoruz.
Şu an bir de portal çalışmamız var. Web üzerinden ERP gibi uygulamalara "single sign on" girilebilsin istiyoruz. Bu konuda Almanya'da IBM WebSphere üzerinde geliştirilen bir çalışma devam ediyor. Biz de bu çalışmanın bir parçası olabileceğimizi düşünüyoruz. Özetle iyi bir IBM kullanıcısı olma yolunda hızla ilerliyoruz.

 

MAN TÜRKİYE HAKKINDA

MAN Türkiye A.Ş., 1966 yılında üçte bir sermayesi MAN Nutzfahrzeuge AG'ye ait olarak MAN Kamyon ve Otobüs Sanayi A.Ş.(MANAŞ) adıyla İstanbul'da kuruldu ve aynı yıl fabrika tesisleri hizmete girdi. 1985 yılında Ankara'da kamyon ve motor fabrikaları açılışı gerçekleştirildi. MANAŞ yönetimi, 1995 yılında MAN Nutzfahrzeuge AG tarafından devralındı ve aynı yıl Ankara'da kamyon, şehir içi ve seyahat otobüsleri üretim tesisleri birleştirildi. Haziran 1995 yılında Ankara'da belediye otobüsü üretimine başlayan MANAŞ, Nisan 1996'da S2000 model seyahat otobüslerinin üretimini gerçekleştirdi. 1996 yılında motor fabrikası satın alındı. 1997 yılında üretim kapasitesi günlük olarak 4 otobüse çıkarıldı ve MAN Nutzfahrzeuge AG'nin hisseleri %81'e yükseldi. 2001 yılında "8,5 Projesi" ile otobüs üretim kapasitesi iki katına çıkarıldı. 2002 yılında MAN Nutzfahrzeuge AG'nin MANAŞ sermaye yapısı içerisindeki hisse oranı %99,9'a ulaştı ve şirket ismi "MAN Türkiye A.Ş." olarak değiştirildi.
MAN Türkiye'nin dahil olduğu MAN Grubu, 2006 yılında elde ettiği 13 Milyar Euro ciro ile Avrupa'nın en büyük yatırım malları üreten şirketlerindendir. Şirket cirosu, geçen seneye oranla %15'lik bir artış göstermiştir. MAN Nutzfahrzeuge AG (MAN Ticari Araçlar) ise MAN Grubu içerisinde yer alan en büyük şirket ve Avrupa'nın önde gelen ticari araç üreticilerinden biridir. 2001 yılında NEOPLAN firmasının MAN ailesine katılmasıyla MAN Nutzfahrzeuge yapısı içerisindeki tüm otobüs faaliyetlerini yeni kurulan NEOMAN Otobüs Grubu altında birleştiren MAN Nutzfahrzeuge 2006 yılında 34.000 çalışanı ile 80.000 kamyon ve 7.300 adet otobüs satışı gerçekleştirerek 8, 7 milyar Euro ciroya ulaşmıştır.
Son yıllarda toplam cirosunu ve cirodaki ihracat payını devamlı artıran MAN Türkiye, 41 ülkeye ihracat yapmaktadır. Belediye ve servis otobüsleri, MAN ve NEOPLAN marka seyahat otobüsleri, Ankara tesislerinde üretilmekte ve buradan tüm dünya ülkelerine ihraç edilmektedir. Tüm bu araçların üretimi sadece MAN Türkiye'nin Ankara tesislerinde gerçekleştirilirken satış ve servisi MAN'ın dünya çapındaki satış ağı ile yapılmaktadır.
2001 yılında gerçekleştirilen 8,5 Projesi ile 2002 yılında üretim kapasitesini ikiye katlayan MAN Türkiye, artan üretim kapasitesi ile bugün MAN Nutzfahrzeuge içerisinde yer alan NEOMAN Grubu'nun standart seyahat ve belediye otobüsü dizayn, geliştirme ve üretim merkezi haline gelmiştir. Kapasite artırım projesi olan "Evolution 2004" ile fabrika, yılda 2000 adet otobüs üretecek kapasiteye ulaşmıştır.
2006 yılında 2351 adet otobüs üreten ve 1874 adet otobüs ihracatı gerçekleştiren MAN Türkiye, 2.000 otobüs üretim kapasitesi ile 41 ülkeye ihracat yapan bir şirket konumundadır. Otobüs üretiminde tam kapasite çalışan MAN Türkiye fabrikası, iç pazar koşullarına bağlı olarak üretiminin %80-%90 aralığında kalan kısmını 1995 yılından beri ihraç etmektedir.

 


    IBM hakkında Gizlilik ilkeleri Bize ulaşın