MAN Türkiye ve proje öncesi ihtiyaçlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: MAN Türkiye'yi en özet şekliyle MAN otobüslerinin Türkiye'deki üretim üssü olarak tanımlayabiliriz. Almanya merkezli NeoMAN adlı uluslararası kuruluşun altında yer alan bu üs, ağırlıklı olarak dışsatım amaçlı üretim yapıyor. Uzun mesafeli şehirlerarası otobüslerin yanı sıra daha kısa mesafeli şehirlerarası otobüsler ve belediye otobüsleri de üretiyoruz. Yılda 2000 dolayında otobüs üretimi söz konusu. Ayrıca kamyon ithal ederek iç piyasaya satan bir kuruluşumuz ve araçların satımında finansal çözümler sunan bir başka kuruluşumuz daha bünyemizde yer alıyor. MAN Türkiye ve bu iki kuruluştaki toplam çalışan sayısı, yaklaşık 500'ü beyaz, 2000'i mavi yaka olmak üzere 2500'ü buluyor.
Bizim gibi üretim yapan kuruluşlar için en kritik uygulama bilindiği gibi Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) uygulamasıdır. MAN Türkiye'de Baan ERP paketini 1998 yılından bu yana kullanıyoruz. Kuruluşumuz global olarak bu paketi kullanmakta.
ERP paketinin standartların ötesinde özelleştirme ve lokalizasyon ihtiyaçlarını hem buradaki sekiz kişilik yazılım ekibimizle hem de Almanya'dan yapılan müdahalelerle gerçekleştirmekteyiz. ERP sistemimiz zaman içinde geliştikçe, farklı bir teknoloji sağlayıcının ürünü olan sunucumuz performans sorunları göstermeye başladı.
Bu konuya çözüm sağlama sürecinizden söz eder misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: Sunucumuz yaklaşık dört yıllık bir sistemdi ve yenileme zamanı da geliyordu. Bu sistemleri yenilemenin, sistemlerin bakım ve diğer masraflarına ayırdığımız bütçeye aşağı yukarı denk gelmesi söz konusuydu. Dolayısıyla stratejik olarak var olan donanımlarla devam etmek yerine sunucumuzu yenilemeye karar verdik. Böylece 2006 yılının yaz aylarında büyük sistem sağlayıcılarla görüşmelere başladık.
Alternatifleri değerlendirirken hangi metodlara başvurdunuz?
UFUK ÖZTOPÇU: Bir karşılaştırma matriksi hazırladık, özellikle bizim kullandığımız ERP paketini kullanan kuruluşların deneyimlerini inceledik, performans analizleri yaptık. Ayrıca, Almanya'daki merkezimizin BT bölümüyle konu hakkında görüşmeler yaptık. Onların muhtelif önerileri oldu. MAN Türkiye bilgi sistemlerinden çok daha büyük, kapsamlı ve daha fazla uygulamanın çalıştığı bir yer olduğu için her platformdan sunucuya sahiplerdi. "Storage" anlamında da çeşitlilik arz eden bir yapıları vardı. Elde ettiğimiz tüm bilgileri değerlendirdik. En çok bağımsız araştırma şirketlerinin performans analizlerini göz önüne aldık. İçinde bulunduğumuz dönemde IBM sunucularının, diğer teknoloji sağlayıcıların RISC ya da farklı tabanlı sistemlerine göre daha güçlü teknolojilere sahip olduğunu gördük. IBM sunucuları, uzun zamandan beri BT pazarında güvenilirliği kanıtlanmış, yüksek performanslı sistemlerdi. Ayrıca iletişimde olduğumuz Türkiye'deki ERP paketi kullanan büyük şirketlerden de IBM System p RISC sistemleriyle ilgili olarak çok iyi geribildirimler aldık.
IBM sunucularının hangi teknolojik özellikleri sizi etkiledi?
UFUK ÖZTOPÇU: Teknoloji itibariyle IBM'in bir üstünlüğü de micro partitioning özelliğiyle birden fazla sunucuyu konsolide edebilmesi ve cpu/bellek anlamında her türlü sistem kaynağını esnek bir şekilde müşteriye sunabilmesi. Bu özellikleri istediğiniz zaman konfigüre edebiliyorsunuz. Dolayısıyla yaptığınız yatırımdan maksimum getiriyi sağlayabiliyorsunuz. Dolayısıyla her noktada yolumuz IBM'e çıktı. IBM için karar verirken kafamız hiç karışmadı. Bizi çok rahatlatan bir inceleme dönemi yaşadık ve kuşku duymadan IBM'den yana karar verdik.
Neden IBM System p sunucularını seçtiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: Çünkü Unix ortamında çalışan bir ERP paketimiz var ve biz de Unix tabanlı sistemler üzerinde bir araştırma yaptık. Var olan Unix sisteminden başka bir Unix sistemine geçmek, her ne kadar birbirlerine benzeseler de ciddi bir karardı. Aynı şekilde alışmış olduğumuz sağlayıcı firmadan başka bir firmaya geçmek de öyle... Biz, bu doğrultuda aldığımız riskin elde edeceğimiz getiriye değeceğine inandık ve inancımızda da yanılmadık.
IBM ekibiyle iletişiminizi değerlendirir misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: IBM'in yaklaşımı memnuniyet vericiydi, gerek Ankara gerek İstanbul ofislerinden uzmanlar bu süreç içinde bizimle gerçekten çok ilgilendi. Bakım anlaşması kapsamında da doğrudan IBM'den hizmet almak üzere anlaşmış bulunuyoruz. Bu güne kadar MAN Türkiye olarak IBM'le kritik uygulamalar anlamında hiç çalışmamıştık. Söz konusu proje kapsamında uzun soluklu bir işbirliğinin başladığına inanıyorum. Hayati önem taşıyan önemli bir uygulamamızı IBM sistemine teslim ettik ve bu konuda içimiz rahat.
Sunucunun kurulumu sonrasında elde ettiğiniz faydalar hakkında bilgi verebilir misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: IBM System p sunucusuna ERP kurulumunu 2007 Mart ayında gerçekleştirdik. Gerçek anlamda performans ölçme imkanına ise Nisan 2007'de kavuştuk. Sistem henüz çok yeni olmakla beraber ilk günden başlayarak çok ciddi anlamda performans artışı yaşandı ve bu konudaki sorunlarımız sona erdi. Kullanıcılarımız memnuniyetlerini dile getiriyorlar.
Biz ERP sistemimizin sağlam, iş sürekliliğini sağlayan bir yapıya kavuşturulması için çok çalıştık. Artık tüm kaynaklarımız yedekli çalışıyor. Fabrikadaki sistemlerimizin çok kısa bir süre durması bile üretimimizde ciddi bir kaos yaşatır. Artık sistemlerimizin 7/24 kesintisiz çalışacağına inancımız ve buna bağlı olarak IBM System p serisi donanımlarına güvenimiz tam.
MAN Türkiye ağ altyapısı ile ilgili de yenileme projesi sürdürdü ve bu çerçevede IBM Total Storage ürünleri kullandığınızı biliyoruz. Bu konuda da bilgi verebilir misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: Kritik uygulama sunucularımızın yenilenmesi ve data network alt yapımızın yenilenmesi aynı yıla denk geldi. ERP uygulamalarında disk IO performansı ihtiyacı CPU ihtiyacından bile önemlidir. Biz de IBM'le CPU ihtiyacına yönelik görüşmeleri sürdürürken, depolama ile ilgili de görüşmeye karar verdik ve proje teklifinin içerisine bu konuyu da dahil ettik. Bu bizim için iyi bir fırsat oldu, hem tüm sistemlerimizi tek bir çatı altında toplamış olduk, hem de maliyetleri düşürdük. Total Storage ile birlikte ilgili Tivoli Storage Manager ve Tivoli Systems Monitoring uygulamalarını da devreye aldık.
Geleceğe yönelik planlarınızdan da söz edebilir misiniz?
UFUK ÖZTOPÇU: İkinci bir uygulamamız da üretimde performans ve verimliliğin artması amacıyla kendi bünyemizde geliştirdiğimiz, ÜSTAD adını verdiğimiz bir üretimde veri toplama sisteminin hayata geçirilmesidir. Bunu Türkiye'deki geliştirme ortamımızda java tabanlı olarak geliştirdik. Amacımız iş süreçlerimizi iyileştirmeye yönelik dataları toplayabilmek. Yapılan her işin kayıt altına alınmasını, dolayısıyla planlanan sürelerle gerçekleşen sürelerin karşılaştırılmasını sağlıyoruz. Bu da krtik bir uygulama ve yine IBM sunucumuz üzerinde çalışmaya başladı. Çok yakında insan kaynakları sistemimizi de bu sunucuya aktarmayı planlıyoruz.
Geleceğe yönelik başka hedeflerimizde de IBM System p sunucumuzun gücünden yararlanacağımızı düşünüyorum. Zaten bu yatırımı geleceği de öngörerek yaptık. Örneğin gelecekte Data Warehousing uygulamasına geçmemiz gerektiğini düşünüyoruz ve bu kapsamda da sunucumuza güveniyoruz.
Şu an bir de portal çalışmamız var. Web üzerinden ERP gibi uygulamalara "single sign on" girilebilsin istiyoruz. Bu konuda Almanya'da IBM WebSphere üzerinde geliştirilen bir çalışma devam ediyor. Biz de bu çalışmanın bir parçası olabileceğimizi düşünüyoruz. Özetle iyi bir IBM kullanıcısı olma yolunda hızla ilerliyoruz. |