Piliç ve hindi eti üretiminin yanı sıra yaptığı yatırımlarla yumurta, kırmızı et, şarküteri ürünleri ve hazır gıda üretimi konusunda Türkiye’nin sayılı üreticilerinden biri olan Banvit, yeni güncellediği üretim planlama yazılımının ihtiyaçlarını karşılamak ve müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik bir izlenebilirlik projesi gerçekleştirmek üzere IBM’in System x-Mimarisine dayalı BladeCenter sunucularını seçti.

“Sektörde donanım konusunda pek çok alternatif bulunuyor ve biz de bunları değerlendiriyoruz, ancak hem IBM’in vermiş olduğu güçlü destek nedeniyle hem de IBM sunucularının kalitesi ve ölçeklenebilirliği nedeniyle IBM sunucularını tercih ediyoruz..”
BAHADIR BAYRAKÇI
Bilişim Sistemleri Müdürü
Banvit A.Ş.
BANVİT BİLİŞİM SİSTEMLERİ MÜDÜR YARDIMCISI TİMUR KARAMAN,
“Bizim için IBM BladeCenter sunucuların en büyük avantajı yönetilebilirlikleri. Diğer sunucularda, işletim sistemi ve ilgili servisler açılmadan önce veya ağ altyapısında bir sorun olduğunda sunucuya erişmemiz mümkün değilken, IBM’in Blade teknolojisinde şasiye bağlanabildiğim her noktada istediğim çeşitli donanımsal veya işletim sistemine yönelik işlemleri gerçekleştirebiliyorum. Bu avantaj sadece sunucu için değil, Blade kasası üzerindeki fiber switchler, normal switchler, yedekleme üniteleri gibi diğer cihazlar için de geçerli.”

1968 yılında yem üreticisi olarak faaliyete geçen, 1984 yılında piliç üretimine başlayan Banvit A.Ş., bugün piliç ve hindi eti üretiminin yanı sıra kırmızı et, şarküteri ve hazır gıda ürünlerini de tüketicilere ulaştırıyor. 1996’da Banvit Romanya’yı kuran şirket, yurtiçi ve yurtdışı yatırımlarıyla ürün çeşitliliğini ve kapasitesini sürekli artırıyor. Kullandığı MRP çözümünü güncelleyen Banvit, bu yazılım sürümüyle birlikte uzun vadeli donanım ihtiyaçlarını karşılamak üzere IBM BladeCenter sunucuları seçti. Şirketin Bilişim Sistemleri Müdürü Bahadır Bayrakçı, Bilişim Sistemleri Müdür Yardımcısı Timur Karaman ve şirketin çözüm ortağı Prosistem’in Satış Müdürü Kadir Ulusoy ile görüştük.
Banvit’in üretim sürecinden ve bu süreçte kullandığınız bilişim çözümlerinden söz eder misiniz?
BAHADIR BAYRAKÇI: Sektörümüzde tüketime hazır piliç eti ve yumurta elde etmek üzere pilicin yetiştirilmesi ile ilgili süreçlere “canlı faaliyetler” adı veriliyor.
Her bir ürünümüzün bir özgeçmişi var ve bu süreç yurtdışından gelen damızlık civcivlerle başlıyor. Ardından civcivlerin damızlık kümeslerinde yetiştirilmesi, damızlık tavukların yumurtlaması, yumurtaların kuluçkahaneye gönderilmesi, 21 gün sonra bu yumurtalardan civcivlerin çıkması, civcivlerin 40-45 günlük broiler adı verilen bir süreçte kesimlik piliç olarak yetiştirilmesi gibi süreçler var. Bu süreçlerde elde edilen tüm veriler, civcivlerin yemleri, tüm aşı ve ilaçları, tüm büyüme faktörleri dahil olmak üzere el terminalleri ile toplanarak merkezdeki sunucumuza aktarılıyor. Canlı faaliyetlerin ve üretimin planlanmasında da tavukçuluk sektörüne özel Amerikan menşeli bir MRP uygulaması kullanıyoruz. 12-13 yıldır kullandığımız bu uygulamayı referanslarına ve hızlı uygulama imkanlarına bakarak seçmiştik. Donanım tarafında ise en başından beri IBM sunucularıyla çalıştık.
IBM sunucularla çalışma nedeniniz nedir?
BAHADIR BAYRAKÇI: Banvit’in IBM ile uzun süreli bir tanışıklığı var; bu tanışıklık IBM AS/400 kullanıcısı olduğumuz zamanlara dayanıyor. Bundan önce kullandığımız sunucumuz da IBM’di ve 7 yıla yakın bir süre bize hizmet verdi. Sektörde donanım konusunda pek çok alternatif bulunuyor ve biz de bunları değerlendiriyoruz, ancak hem IBM’in vermiş olduğu güçlü destek nedeniyle hem de IBM sunucularının kalitesi ve ölçeklenebilirliği nedeniyle IBM sunucularını tercih ediyoruz.
Çözüm ortağınız Prosistem ile birlikte sunucularınızı yenilediniz. Bu projeden bahseder misiniz?
BAHADIR BAYRAKÇI: Banvit’te gerçekleştirdiğimiz, özellikle sunucu bazlı projeler genellikle yeni bir yazılımın kurulmasıyla veya mevcut bir yazılımın güncellenmesiyle birlikte ortaya çıkıyor. Bu projelerde ihtiyaçlarımızı belirlerken, kullandığımız yazılımın yeni sürümlerine geçtikten sonra uzun vadedeki ihtiyaçlarımızı donanımsal olarak karşılayabilecek, genişleme olanağına sahip, servis ve destek konusunda bizi sıkıntıya sokmayacak bir çözüm arayışına giriyoruz. Bundan önceki IBM sunucumuzu da Prosistem’den almıştık ve bazı şubelerimizi IBM PC’lerle donatmıştık. MRP yazılımımızın yeni sürümüne geçerken artan performans ihtiyaçlarımıza cevap vereceği gibi, rakiplerimiz karşısında farklılaşmamızı sağlayan izlenebilirlik projemizin de üzerinde çalışacağı bir sunucu sistemine geçmek istedik. Bu projede, canlı faaliyetler sürecinde sahadan el terminalleriyle topladığımız verileri GSM üzerinden Web sitemize aktararak tüketicilere almış oldukları ürünle ilgili bilgileri geriye dönük olarak takip etme olanağı sunuyoruz. Tüketicilerimiz almış oldukları bir ürünün hangi yetiştiricilerde yetişmiş olduğunu, hangi yemler kullanılarak hangi şartlarda büyümüş olduğunu, tüm detayları ve kesim raporlarıyla öğrenebiliyorlar. Bu izlenebilirliğin bir kısmı da güncellediğimiz yazılımımızı üzerine taşıdığımız yeni IBM sunucularımızda gerçekleştiriliyor. İzlenebilirlik dediğimiz kavram geniş bir

yelpazeye sahip ve satış aşamasının yanında üretim aşamasını da içeriyor. Bu aşamaların her biri farklı yazılımlar üzerinde koştuğu için bir veri ambarı yapısı kurmamız gerekti; farklı sunuculardan gelen veriler ayrı bir veritabanında birleştirilerek Web sitemize aktarılıyor. Bu yapılardan biri de yeni IBM BladeCenter üzerinde koşan yeni yazılım sürümümüz ile sağlanacak.
Prosistem’in Banvit için kurduğu yeni IBM sunucu sistemi hangi bileşenlerden oluşuyor?
KADİR ULUSOY: Platform olarak IBM BladeCenter H şasisi kullandık. Bunun içinde her biri Intel Xeon 5420 işlemcilere, 8GB RAM’e ve ikişer adet aynalanmış 73GB disklere sahip üç adet IBM HS1 BladeCenter sunucu bulunuyor. İşletim sistemi Blade sunucular üzerinde koşarken veriler SAN’de duryor. Şu anda bu üç sunucudan ikisinin kümelenmiş (cluster) olarak çalıştırılması ile ilgili bir proje yürütüyoruz.
Projenin uygulamasını nasıl gerçekleştirdiniz?
KADİR ULUSOY: Çok uzun bir süreç olmadı. Banvit’in BT ekibinin teknik düzeyi oldukça iyi ve zaten proje öncesinde belli bir çalışma gerçekleştirmişlerdi. Satın alma ve sipariş sürecinin ardından
kurulumu 3 saat içinde gerçekleştirdik. Veritabanı geçişi ise Banvit’in yazılım çözümünü aldığı Amerikalı firma tarafından 1 gün içinde gerçekleştirildi.
BAHADIR BAYRAKÇI: Birlikte çalıştığımız Amerikalı firma SQL veritabanı kurulumu sonrasında yazılımlarının kurulumunu gerçekleştirerek veritabanını yeni IBM BladeCenter sunucularımıza sorunsuz bir şekilde taşıdı. Ne donanımsal ne de sürücü tabanlı herhangi bir sorunla karşılaştık; sancılı bir geçiş dönemi olmadı. Uygulamadan son derece memnun kaldık.
El terminallerinden gelen verilerin GSM üzerinden sisteme aktarılması için nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?
BAHADIR BAYRAKÇI: Gerek Prosistem’den gerek Turkcell’den destek alarak Pocket PC tabanlı el terminallerinden veri aktarımı için çalışıyoruz. Şu anda sistemin beta testleri devam ediyor ve herhangi bir sorunla karşılaşmayı beklemiyoruz. El terminalleri üzerinde çalışacak olan uygulamayla veriler Blade sunucuya aktarılarak bu sunucuda yeniden senkronize edilmesi sağlanacak. Böylece ilgili kişilerin raporlarında ilgili güncellemeleri yapmaları sağlanarak bu operasyondaki süreçler online şekilde daha hızlı değerlendirilecek.
Bu projede IBM BladeCenter sunucularını tercih etme nedeniniz neydi?
TİMUR KARAMAN: IBM BladeCenter sunucular minimalist tasarımlarıyla, yer ve enerji tasarruflarıyla, yüksek performanslarıyla öne çıkıyor ve bu özellikler seçimimizde önemli kriterler oldu. Ancak bizim için en büyük avantajı yönetilebilirlikleriydi. Diğer sunucularda, işletim sistemi ve ilgili servisler açılmadan önce veya ağda bir sorun olduğunda sunucuya erişmemiz mümkün değilken, IBM’in Blade teknolojisinde şaseye bağlanabildiğim her noktada sunucuyu açıp kapatabiliyorum, istediğim çeşitli donanımsal veya işletim sistemine yönelik işlemleri gerçekleştirebiliyorum.
Bu avantaj sadece sunucu için değil, Blade kasası üzerindeki fiber switchler, normal switchler, yedekleme üniteleri gibi diğer cihazlar için de geçerli. Bunların tümünü tek bir Web uygulaması üzerinden yönetebilmek IBM BladeCenter sunucularını tercih etmemizdeki en büyük etkendi.
Bu sistemleri değerlendirirken Prosistem’i ziyaret ederek demo için kullandıkları Blade sunucuları yakından inceleme imkanımız oldu. Bu incelemede özellikle aklımızda kalan şey, IBM’in şasilerinde kullanım ömrü diye bir kavram olmamasıydı; yani yıllar zarfında yeni çıkacak Blade sunucuları da aynı şase üzerinde kullanabileceğiz. Bu bizim için yatırım anlamında çok ciddi bir avantaj sağlıyordu. Ayrıca sunucuların gerektiği durumlarda çiftlenerek daha geniş kapasiteli, daha yüksek işlemci gücüne sahip sunucular yaratabilme imkanı da bizim için belirleyici bir faktör oldu. Bunun yanı sıra bu demo çalışmaları sırasında Prosistem’in konuya olan hakimiyeti ve bilgi birikimi de bizi ikna etmeye yetti.
Banvit’in Romanya’da da tesisleri var. Bu tesislerde nasıl bir bilişim yatırımı yapıyorsunuz?
BAHADIR BAYRAKÇI: Romanya tesislerimizdeki çalışmamızı tamamladık sayılır. Burada IBM sunucuların kurulumu için, IBM Türkiye’nin yönlendirmesiyle yerel bir IBM çözüm ortağıyla anlaştık. Banvit küresel bir şirket haline gelirken, IBM gibi küresel bir şirketle çalışmanın avantajlarından yararlanıyoruz. Romanya’daki IBM camiası ile tanışarak oradaki yatırımlarımıza da hızlı bir şekilde yön vermek, bizim için gerçekten iyi bir başlangıç oldu. Ayrıca Romanya’daki yatırımlarımızın ilerleyişiyle ilgili bilgileri Türkiye’deki IBM müşteri temsilcimiz ve diğer IBM yetkilileriyle görüşerek karşılıklı çapraz kontrol yapma şansımız olabiliyor, çünkü farklı ülke ve farklı sektörler bazen farklı ihtiyaçlar doğurabiliyor. Bu konuda IBM’in bilgi ve becerisinden maksimum seviyede yararlanmak bizim için büyük bir destek oluyor. Bunun için IBM’e teşekkür ediyoruz.
BANVİT A.Ş. HAKKINDA
1968 yılında yem üreticisi olarak faaliyete geçen Banvit A.Ş., 1984 yılında piliç üretimine başlayarak Türkiye’de taze pilici temizlenmiş ve poşetlenmiş şekilde tüketicilere sunan ilk firma oldu. Bugün kanatlı hayvan üretimiyle ilgili dikey entegrasyonun tüm halkalarını bünyesinde bulunduran Banvit, saatte 22 bin adet piliç kesim kapasitesine sahip. 1999’da Banvit Romanya’yı kuran Banvit, 2000 yılında İzmir Armutlu’daki tesislerinde hindi üretimine başladı. Aynı yıl şarküteri ürünleri ile hazır ürünlerin üretildiği İleri İşlem Tesislerini faaliyete geçiren şirket, 2005 yılında ürün portföyüne kırmızı et ürünlerini de ekledi. Banvit, 48.000 hayvan kapasiteli büyükbaş çiftliğinin temellerini 2006 yılında atarken, Romanya’da da 345.000 adet/hafta yumurta basım kapasiteli bir kuluçka tesisini 2007 yılında devreye aldı. Tesislerinde uzun yıllardır HACCP ve ISO 9001 kriterlerini uygulayan Banvit, ayrıca ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemleri ile ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikası’na da sahip. www.banvit.com
PROSİSTEM HAKKINDA
1998 yılında Bursa’da kurulan ve ilk yıllarında müşterilerine hizmet odaklı servisler veren Prosistem, 2003 yılında IBM ile stratejik işbirliği yaparak sunduğu çözümler arasına IBM’in System x donanım ürünlerini de ekledi. Yıllar içinde IBM ile gelişen karşılıklı işbirliği, teknik eğitimler ve yatırımlar sonucu IBM BladeCenter ürünleri, IBM TotalStorage depolama ürünlerini ve Tivoli Storage Manager veri yönetimi ürünlerini de bünyesine katarak uçtan uca çözümler sunmaya başladı. Prosistem 2005 yılında IBM’in BladeCenter ve Tivoli Storage Manager ürün gruplarında “Yılın En İyi Gelişim Gösteren Çözüm Ortağı” ödülüne layık görüldü. Firma hakkında daha ayrıntılı bilgiyi www.prosistem.net adresinden elde edebilirsiniz.
