|
| |
THYTHY’de “Rational” yazılımlar |
| |
 |
Türk Hava Yolları (THY), yazılım projelerini artık IBM Rational ile yürütme karari aldi. Bu karar doğrultusunda, THY yazılım değişiklik yöntemi ve modelleme altyapı projesi IBM Rational Çözüm Ortağı Bildem tarafindan gerçekleştiriliyor. Proje ile ilgili olarak, Türk Hava Yollari EBİ Başkanı Ali Güler ile görüştük.

Türk Hava Yolları (THY), yeni rekabet koşullarının geçerlilik kazandığı dünyada önemli bir gerçeklik haline gelen “Gerçek Zamanlı Kurum” (On-Demand Enterprise) haline gelebilmek için iş süreçlerini kurum içi, acentalar arası ve müşteriler çerçeve-sinde esnekleştirme gerekliliği duydu. Bu doğrultuda yazılım geliştirme altyapısının da standart süreçler ve araçlar ile yönetil-mesi gerekiyordu. THY yazılım geliştirme grubu, üretim süreçlerindeki analiz, tasarım, proje takibi, değişiklik ve konfigürasyon yönetimi disiplinlerini uzun yıllardır SPICE metodolojisini temel alarak geliştirmişti. Yeni kullanılacak standartların ve araçların bu yapı ile otomasyonu sağlayacak bir çözüm sunması bekleniyordu. Dolayısıyla tedarik edilecek paketin bütün bir yazılım yaşam döngüsü çözümü sunması, ana bilgisayar-lardan PC’lere kadar farklı platformları en etkin şekilde desteklemesi, THY’nin süreç-lerini destekleyecek şekilde esnek olması ve tecrübeli bir yerel hizmet ve destek eki-bine sahip olması gerekiyordu.
Üç ay süren, detaylı bir ihale ve değerlen-dirme süreci sonunda iki yıllık bir anlaşma ile araç altyapısı için IBM Rational ürünleri; hizmetleri sağlamak üzere de yazılım ve sistem mühendisliği çözümlerinde Türkiye’de lider kurum olan Bildem seçildi. THY’nin ihtiyaçları IBM Yazılım ailesinden IBM Rational Rose XDE, IBM Rational ClearCase, IBM Rational ClearQuest ürünlerinin entegre kullanılması ile karşılanırken üç yılda ve üç fazda yapılacak uygulamanın birinci fazı da tamamlandı.
Projenin gelişimi ve THY’ye sağlayacağı faydalar hakkında Türk Hava Yolları EBI Başkanı Ali Güler ile görüştük.
IBM SOFTWARE: Yazılım üretme süreçlerinizde Rational gibi bir pakete neden ihtiyaç duydunuz?
ALİ GÜLER: Ana bilgisayar kullanıcısı olduğumuz için yazılımlarımızı geliştirirken yeni bir yaklaşıma, yeni teknolojileri içeren metodolojilere ihtiyaç duymamız kaçınılmazdı zaten. Özellikle “change management”, yani değişiklik yönetiminde bu ihtiyaç kendisini üç dört yıldır belli ediyordu. Çünkü yeni teknolojilere geçtiğinizde, örneğin Java teknolojisini kullanmaya başladığınızda mutlaka uygulama geliştirme ve sonrasındaki süreçleri kontrol etmek için bir sisteme ihtiyacınız oluyor. Bu son derece doğal bir süreç. Aksi takdirde yapılan işlerde bir standardizasyon sağlamak, ne zaman ve ne şekilde yapıldığını sorgulayabilmek, geriye dönüp bakabilmek neredeyse imkansız hale geliyor ve büyük sorunlar yaşıyorsunuz. Bu standartları koymadığınız zaman, başarılı olduğuna inandığınız bir proje zaman içinde başarısızlığa dönüşebiliyor. Bu konuyu en önemli ihtiyacımız olarak tespit etmemiz, ana bilgisayar ortamındaki uygulamalarımızın ön yüzlerini java teknolojisiyle geliştirmeye başladığımızda ortaya çıktı ve tetikleyici oldu diyebilirim.
Rational, aslında geçmişi epey eskilere dayanan ve hataya izin vermeyen, hata riski göze alınmayan uygulamalarda kullanılan bir disiplin diyebiliriz. Geçmişte özellikle askeri uygulamalarda olmazsa olmaz bir parça olmuş. Siz kendi uygulamala-rınızı bu anlamda değerlendirebilir misiniz?
AG: Eğer siz bir kurum olarak web servislerini kullanmaya ve müşterilerinizle bu ortamda karşı karşıya gelmeye başlamışsanız hata yapmak gibi bir lüksünüz yoktur. O hizmeti kesintisiz hayat boyu aksamadan vermek durumundasınız. Dolayısıyla en kritik gördüğümüz uygulamalarımız web bağlantılı hizmetleri yürüten uygulamalardır. Özellikle elektronik bilet satışı uygulamasına başlamamız ve çeşitli hava alanlarında kioskları devreye sokmamızla birlikte çok daha büyük bir önem taşımaya başladılar. Bu dönemde yürüttüğümüz bir başka proje de acentelerin kendi internet sitelerini main frame ortamımıza bağlayabilmesidir. Bu bize acenteler kanalıyla da yolcularımıza hizmet vermemizi sağlayacak ve tahmin edeceğiniz gibi yine hataya tahammülü olmayan bir proje.
Bu uygulamaların ve THY’nin web sitesinin yeni teknolojilerle sürekli olarak geliştirilmesi, dolayısıyla her geçen gün ortaya çıkan yeni hizmetlere uyum sağlayabilmeleri gerekiyor. Bu uygulamaları sürekli geliştirir ve yenilerken hata yapma şansımız da yok ve mutlaka bizi kontrol eden bir ortama ihtiyacımız var. Rational da bize bu ortamı sağlıyor.
ZEYNEP OKTAY: Web servisleri kuyrukları engellemek için büyük bir fırsat sunarken, biz hataya mahal verip, tam tersi kuyrukların oluşmasına neden olamayız. Bu bizi müşterilerimize karşı çok zor bir duruma düşürür. Hata riskini göze alamayız.
Peki ihtiyacınız belirlendikten sonra THY’nin yolu Rational’la nasıl kesişti?
AG: Dediğimiz gibi konu çok kritik önem taşıyor. Dolayısıyla bilgi işlem faaliyetlerimizin tam ortasına oturacak, bütün faaliyetlerimizi yönetecek bir ürünü alırken çok titiz davranmak gerekiyor. Bu nedenle biz karar sürecini uzun tuttuk. Ürünleri, fiyatlarını, avantajlarını karşılaştırdık. Sadece bir değişiklik yönetimi paketine ihtiyaç duysaydık işimiz kolaydı. Ama biz ileriye baktığımızda modelleme ve teste kadar giden tüm süreçleri kapsaması gerektiğine inanıyorduk. Dolayısıyla geniş bir araştırma yaptık ve uygulama geliştirmenin yani bilgi işlem merkezinin tam ortasında olup bütün her şeyi kontrol edecek bir çözüm aradık. Bu çözümün ön koşulu, hata payına yer vermeyecek ve bizi gelecekte de destekleyebilecek bir çözüm olması idi. Bu günümüzü kurtaracak değil, geleceğimizi şekillendirecek bir ürün aradık ve bir ihale sonucu IBM Rational’ı seçtik. Benzer araçlar vardı ama beklentilerimizin toplamına baktığımız zaman hepsini tam olarak karşılayan ürün IBM Rational’dı. Tabi bizim için alacağımız destek de çok önemliydi.
Desteği, çok uzun yıllardır Rational know-how’ı olan Bildem’den almak da önemli olmalı sizin için...
AG: İhale aşamasında çok fazla üzerinde durulmuş olmasa da , ürünün özellikleri daha fazla öne çıksa da destek bizim için çok önem taşıyordu. Günlük yaşantımızı yönetecek bir ürünü alırken sadece pakete bakamazdık. Rational’ın IBM tarafından satın alınmadan önce de çok prestijli bir ürün olduğunu ve çok büyük kurumlarda askeri uygulamalarda kullanıldığını biliyorduk. Bildem, IBM öncesinde de Rational’ı Türkiye’ye getiren ve bu ürün hakkında çok büyük know-how edinmiş olan bir firma idi. Araştırmalarımızda gerek IBM çözüm ortağı olmadan önce gerek IBM çözüm ortağı olduktan sonra çok başarılı çalışmalar yaptıklarını ve köklü bir şirket olduklarını gördük. Sadece bir ürün değil, bir iş ortağı seçmiş olduk kendimize.
Fiyat nasıl bir rol oynadı kararınızda?
AG: THY hiç bir zaman sadece fiyata bakan bir kurum olmadı. Fiyat elbette listemizdeki önemli bir madde idi. Ancak ürünü ve arkasındaki desteği yakından tanımamız bizim için çok önemlidir.
Ama ihalede mutlu sona ulaşıldı. Peki bundan sonrasında hangi aşamalardan geçildi?
AG: Bu konuyu isterseniz Zeynep Hanım biraz daha detaylı anlatabilir diye düşünüyorum.
ZO: Değerlendirmeler tamamlandıktan sonra içimizde bir ekip kurduk ve her proje müdürlüğünden ikişer arkadaşımızı, Bildem’in de bulunduğu bu gruba atadık. Bildem’le birlikte proje planlarımızı yaptık. Şu anda grup halinde yönetici ve programcı eğitimlerimizi almış ve bir pilot projeyi gerçekleştirmiş durumdayız. Projemiz, uçuşlarla ilgili tarife yayınlanması idi. Bu oldukça karmaşık bir işti çünkü daha önce ancak yurt dışında gerçekleştirebildiğimiz bir çalışmaydı. Tarife değişiklikleri özel bir programa giriliyor ve bizim filomuzla ne derece uyuştuğuna bakılarak bir zaman tablosu oluşturuluyor ondan sonra da basılı bir kitapçık haline getirmek üzere Türkiye’ye gönderiliyordu. Bu iş için oldukça yüksek bir meblağ ödüyorduk. Artık, bu programı kendi içimizde geliştirdik ve uygulamaya geçirdik.
Yatırımın geri dönüşünün de başlangıcı diyebilir miyiz?
AG: Çok önemli bir bölümünü elde ettik diyebiliriz. Başka projelerinde devreye girmesiyle bu konuda kısa bir zaman içinde artıya geçeceğimize inanıyoruz.
ZO: Diğer proje müdürlüklerimizden de birer proje seçtik ve bunları da Bildem ile çalışmalarımıza devam ederek, yeni ortama geçirmeye hazırlanıyoruz.
Yazılım geliştiricileriniz bu yeni ortamda çalışmak konusunda neler düşünüyor? Tülin Hanım proje yöneticisi olarak belki bu konuda bize bazı ipuçları verebilir...
TÜLİN AYAYDIN: İlk uyguladığımız projelerde bazı geçiş sıkıntıları yaşandı elbette. Bunun olması da kaçınılmazdı. Yeni bir ortama yeni bir disipline ve metodolojiye geçip eski alışkanlıklarınızı terk etmek durumundasınız. Ama olumlu sonuçlar alındıkça hepsi gerçek ortamda Rational ile çalışmak için sabırsızlanmaya başladılar.
ÜLKER T. GÜRPINAR: Programcıların bu yeni ortama alışması, yeni çalışma prensiplerini benimsemesi son derece önemliydi. Eğitim sürecinde ürüne ısındılar, pilot projede deneyim kazandılar ama artık tüm çalışmaların bu ortamda yürütülmesi söz konusu. Artık bu çalışma biçiminin tüm bilgi işleme yaygınlaştırılması gerekiyor.
Ali Bey, şu anda Rational’ın değişiklik yönetimi ve modelleme modülleri hayata geçmiş durumda ama gelecekte farklı modüller de devreye girecek. Uzun soluklu bir anlaşma söz konusu değil mi?
AG: Bu dediğiniz gibi uzun soluklu bir proje. Anlaşma öncelikle iki yıl olarak yapıldı ama uzatılabilecektir. Uzun soluklu, çünkü rekabetin artması, yeni teknolojilerin gelişi, iş yapma biçimlerinin değişmesi, ‘on-demand business’ yani talebe anında yanıt verebilen iş yapma anlayışının kabul görmesi, uygulama tarafında çok hızlı bir değişiklik gerektiriyor. Bizde de bu değişiklik çok hızlı bir şekilde gerçekleşti, yani mainframe temelli bir bilgi işlem merkezinden web ortamına geçerken birçok sıkıntılarımız oldu. Bu arada sadece kendimizin değil örneğin Kıbrıs Hava Yolları’nın İnternet bilet satışı için gerekli programı da biz geliştirdik. Dolayısıyla web bazlı projeler çok hızlı artıyor ve çok farklı kulvarlarda çok farklı konularda programlar geliştirmek durumunda kalıyoruz. Verimimiz, kullandığımız araçlarla doğru orantılı.
Bu nedenle Rational’ın ileriye bakmamızı sağlayan özellikleri, gelecekte devreye girecek modülleri bizim için çok önemli. Dediğim gibi biz bugün için bir yatırım yapmadık. Geleceğimizi de IBM Rational ve Bildem’le şekillendirmeyi umuyoruz.
Peki geleceğe yönelik neler hedefliyorsunuz? Bu sayede hayata geçire-bileceğiniz, daha cesaretle kalkışabileceğiniz projeler var mı?
AG: Rekabet koşulları değiştiği için kendimizi sürekli olarak aşmamız gereken bir ortamda iş yaptığımız için her yeni iş modelinin öncülüğünü yapabilecek durumda olmak zorundayız. Bunun gerçekleşmesini sağlayacak olan da bilgi işlemdir. THY bilgi işlem merkezi olarak bu anlamda iş hayatının önünü açacak araçlara sahip olduğumuzu ve her türlü yenilikçi projeye cesaretle kalkışabileceğimizi düşünüyorum. Teknolojiden aldığımız güç ile bunu başarabilecek durumdayız. THY’nin havacılıkta ünlü olduğu bir disiplini, metodolojisi vardır, aynı şey bilgi işlemde de Rational ile güçlenmiş, daha profesyonel hale gelmiş oldu sanırım. Örneğin elektronik bilet kiosklarını yaparken bu yeni ortamdan cesaret aldığımızı söyleyebiliriz. Şimdi bu kioskların kullanım alanını genişletmeye çalışıyoruz. Yakın gelecekte hedefimiz tüm yolcularımızın biletlerini ve boarding kartlarını kiosklardan alma olanağına kavuşmaları ve doğrudan doğruya uçağa gidebilmeleri. Kiosklardan alım yaptığınızda koltuğunuzu kendiniz seçebiliyorsunuz, zamandan kazanıyorsunuz, biletinizi kaybetmek gibi bir sorun yaşamıyorsunuz. Bunun yaygınlaştırılması ama müşterilerimizi her zaman memnun ederek yaygınlaştırılması lazım. Kesintisiz, hatasız, sorunsuz... Bunun için de uygulamalarda bir standarda, disipline, metodolojiye ihtiyacımız var.
|
|
| |
Türkiye'deki yazılım firmalarını son teknolojilerle tanıştıran Bildem, 1991 yılından bu yana geçen 14 yıl içerisinde, Türkiye’de geliştirilen 100’den fazla Sivil, Askeri, Finans, Endüstriyel, Elektronik ve Avionic Proje’lerinde yer alarak; proje start-up, ürün implemantasyonu, pilot proje ve prototip çalışmaları, eğitim ve kapsamlı teknik servis destekleri vermiş olduğundan, çok geniş "Proje tecrübesine" sahiptir.
Bildem,1996 yılından başlayarak Rational/USA ve WindRiver/USA firmalarının ürünlerine ek olarak sunduğu çok sayıdaki ileri eğitim ve proje servisleri ile Türk Firma ve Kurumlarının yazılım geliştirme işlemlerini Dünya standartlarında, daha hızlı ve hatasız tamam-lamaları için gerekli tüm teknoloji, süreç ve know-how desteği sağlamaktadır.
2003 Yılı itibarı ile IBM’in Rational Software Firmasını 5. Brand olarak bünyesine katması sonrasında IBM Premier Business Partner Konumuna yükselen Bildem, kendi operasyonel etkinliğini IBM-Türk'ün teknik ve satış potansiyeli ile birleştirerek, Müşterilerine daha da geniş kapsamlı hizmetler sunma yolunda yeni adımlar atmaktadır. Kamu, Savunma ve Özel sektörlerde Dünya’daki gelişen Teknolojilere paralel olarak yapılan Projeler hergeçen gün daha komplike olmakta, artan ihtiyaçlar ile karmaşıklaşmakta ve yogun rekabet ortamında gelişmeye zorlanmakta olduğundan, son-teknoloji ürün ve metodolojilerin kullanılması, çok sayıda mühendislik disiplinlerini destekleyen entegre araçların kullanımını, yerel ve ulusal adap-tasyonları zorunlu hale getirmiştir.
Bildem, sunduğu 'Mühendislik Yaşam Çevrimi Çözümleri' ile Müşterilerinin bu zorunlulukların üstesinden gelmesinde hergeçen gün daha fazla katkı sağlamaya devam etmektedir.
www.bildem.com.tr
|
 |
|
|
|