IBM®
Ana metne geç
    Türkiye [değiştir]      Kullanım koşulları
 
 
   
     Ana Sayfa      Ürünler      Hizmetler & çözümler      Destek & yükleme      Bana özel     
 

Finansbank

Finansbank Temel bankacılık Uygulamalarında
IBM WebSphere'e güvendi...

 
Finansbank’ın teknoloji şirketi IBTech'in BT Yazılım Geliştirme Grup Yöneticisi Tuğrul Mançuhan 2000'li yılların başlarında bankacılık sektöründe yaşanan zorluklara rağmen Finansbank, büyüme yolunda yatırımlarına devam etti ve hedeflerine uygun olarak müşterilerine gelişmiş bankacılık hizmetlerini en ileri teknolojilerle sunmak adına temel bankacılık uygulamalarını da yeniden yazdı. Bu uygulamaların geliştirilmesinde IBM WebSphere platformunu kullanan Finansbank, bugün dünyanın pek çok noktasındaki müşterilerine günümüz ileri bankacılık hizmetlerini 7 gün 24 saat kesintisiz olarak sunuyor. IBM Websphere platformunda geliştirilen Finansbank Temel Bankacılık Uygulamaları Projesi hakkında, Finansbank’ın teknoloji şirketi IBTech'in BT Yazılım Geliştirme Grup Yöneticisi Tuğrul Mançuhan ile görüştük. Çok fazla fonksiyon ve esneklik beklentilerini hazır bir paketle karşılayamayacaklarını belirten Mançuhan, Java teknolojisinin kendileri için stratejik olduğunu vurguluyor...


Websphere


IBM SOFTWARE: Finans sektörünün en zor döneminde siz büyümeye yönelik yatırımla-rınızla gündeme geldiniz. Örneğin müşteri sayınızı artırmayı hedeflediniz ve onların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde temel bankacılık uygulamalarınızı yeni baştan yazdınız. Geliştirdiğiniz uygulama hakkında genel bir bilgi ile bu kararı verme sürecinizden söz edebilir misiniz?
TUĞRUL MANÇUHAN: Finansbank'ın geliştirdiği ana bankacılık uygulamasının ismi CoreFinans ve Türkiye'de üç yıldır uygula-mada. Malta'da Linux, Hollanda'da NT ve Rusya'da da aynı Türkiye'de olduğu gibi Unix, yani IBM pSeries ve AIX işletim sistemi üzerinde çalışıyor. Almanya ve Fransa'da ise henüz hayata geçirmedik. Aslında işe bu uygulamaları kendi içimizde yazalım diye başlamadık. Piyasada bilinen paketlerin hemen hepsini inceledik. Ancak paketlerde yüzde 30'un üzerinde modifikasyon gerektiğini gördük. Çünkü Finansbank'ta fonksiyon sayısı ve bu fonksiyonların değişken parametreleri çok fazla... Hazır bir paket, beklentimiz olan fonksiyonalite ve esnekliğe yanıt veremiyordu...
Finansbank, müşteriye göre yapılana-bilen ve hizmetler sunabilen bir banka ve bu özelliği onu diğer bankalardan ayırıyor. Dolayısıyla esneklik ihtiyacı buradan geliyor. Her bir fonksiyonun her türlü parametresinin değişken olduğu bir esneklik söz konusu. Hatta, "Bir paket Finansbank'ta çalışıyorsa, her yere uyar!" diyoruz. Nitekim kendi yazdığımız uygulamaları Rusya'ya uydurmaya çalışırken de bunu gördük, gerçekten de pek sıkıntı yaşamadan adapte ettik.

Uygulamaları hangi ortamda yazmanız gerektiğine nasıl karar verdiniz?
Böyle bir iş aslında büyük bir ekiple yapılabiliyor, beş-on kişiyle yapılacak bir iş değil. Kalabalık bir ekiple yola çıktığınızda ise hata toleransınızın yüksek olması gerek, yani geliştiriciler bir hata yapsa da sistemin büyüyebileceği mekanizmaları oluşturabilmelisiniz. Dolayısıyla kullanılabilecek teknolojilere baktığımızda Java stratejik bir tercih olarak öne çıktı. Şu anda da doğru karar verdiğimizi görüyoruz. Java, bu konudaki beklentilerimizi fazlasıyla sağladığı gibi, öğrenmesi ve yazması da kolay. Dolayısıyla uygulama geliştirme ortamı konusunda bizi öncelikle Java yönlendirdi. Bu noktada da pek çok ürünü inceledik. Uzun vadeli olarak firmaların Java'ya yapacakları yatırım hedefleri, ilan ettikleri rakamlar kararımızı etkiledi. IBM'in bu konuya büyük ve çok ciddi yatırım yaptığını gördük. Dolayısıyla uygulama geliştirme ortamı tercihimiz IBM WebSphere Application Developer oldu. Bizi en çok etkileyen şey, ürünün olgunluk seviyesiydi. Örneğin biz daha o günlerde, SOA (Service Oriented Architecture) mimarisine uygun düşünerek ilerledik. Oysa SOA daha bugün telaffuz ediliyor ve yaygın kullanıma ulaşıyor. WebSphere bize o günlerden bugünü sunuyordu. O günün ürünleri içinde hedefimize en yakın, en gelişkin ürün WebSphere idi. Tabii bunu bilmekle kalmadık, bizzat test ederek uygunluğu gördük. WebSphere, oldukça başarılı sonuçlar verdi.

Finansbank’ın teknoloji şirketi IBTech'in BT Yazılım Geliştirme Grup Yöneticisi Tuğrul Mançuhanİnceleme, test etme ve uygulama geliştirme için ne kadar bir süre ayırdınız?
Uygulama geliştirme projemiz, toplam iki buçuk senede tamamlandı; bunun bir senesi analiz ve geliştirme, bir buçuk senesi de testler için kullanıldı. Biz kararlarımızı ülkenin ekonomik zorlukları yaşadığı bir dönemde aldık. Mart 2001'de uygulama geliştirmeye başladık, 18 Kasım 2002'de hayata geçirdik. Projemizin başarısında üst yönetimin, özellikle kurucumuz ve yönetim kurulu başkanımız Hüsnü Özyeğin'in desteği ve projeye olan inancı büyüktür. Ekonomik kriz süresinde hiç frene basmadığımız gibi eleman almaya devam ettik. Bu, geleceğe bir yatırımdı. Şu anda da meyvelerini topluyoruz. Üç senedir, internet bankacılığı da dahil olmak üzere bir bankacılık uygulaması ile ilgili müşteri, mevduat, krediler, hazine, nakit yönetimi gibi akla gelebilecek tüm modülleri kullanıyoruz. Gururla söylüyoruz ki bir satır dahi Java harici kod yok, uçtan uca her şey Java...

Temel bankacılık uygulamalarınızın Java tabanlı olarak böyle bir ara katman üzerinde yazılmış olması size ne tür avantajlar sağladı?
Biz bu mimariye ve Java'ya yatırım yapmakla, aslında operasyonel ve yatırım maliyetlerimizi çok radikal bir biçimde düşürdük. Geliştirme zamanı olarak çok önemli avantajlar elde ettik. Kurduğumuz mimari yapıda, uygulama geliştirme hızımız çok yükseldi. Ortalamada bir buçuk, iki ayda orta karmaşıklıkta bir uygulamayı, çok rahatlıkla kullanıcıya sunabiliyoruz.
Zaten Finansbank'ın da son yıllarda hem Türkiye'de hem de yurtdışındaki gelişimini ve hızlı büyüyüşünü görüyorsunuz. Müşteri ve şube sayımızda çok büyük bir artış oldu. Böyle bir bankaya da farklı bir uygulamayla hizmet vermek mümkün değildi, yani çok hızlı çözüm üretmek zorundasınız ve bunun için size çok esnek, gerçek ölçeklenebilirlik sunan teknolojiler gerekiyor.
Bu teknolojiye yatırım yapmamızın nedeni, yatayda çok rahat büyüyebilmemiz, çünkü dikey büyümeler her zaman sorunludur. Hiçbir uygulamayı değiştirmeden yatayda istediğiniz kadar, sınırsız büyüme şansınız var. Bu çok büyük avantaj. Banka kendi büyümesini daha başından öngördüğü için gereken teknolojilere zamanında yatırım yaptı. Zaten bu yatırım sadece uygulama geliştirme tarafıyla sınırlı da değil, bunları destekleyecek donanım yatırımları da yapıldı süreç içinde.

Geleceğe yönelik hedefleriniz neler?
Bu noktada bir açıklama yapmak istiyorum; biz hazır teknolojileri kullandığımız kadar da aslında kendimiz teknoloji geliştiriyoruz. Diğer BT departmanlarından biraz farkımız var. Şu anda en son teknolojiyi kullanmaya yönelik çalışmalarımız zaten devam ediyor ama ağırlıklı olarak iş süreçlerinin modellenmesi üzerine çalışmalarımızı yürütüyoruz. Daha kolay modellenebilir, uygulama geliştirmeye daha kolay entegre edilebilir yapılar kurmak için çalışmalarımız sürüyor.

Bu hedeflerin içinde müşteriye yönelik şeyler var mı?
Evet, bankanın hedeflediği bazı uygulamalar ve onların entegrasyonuna yönelik bazı çalışmalar söz konusu, örneğin herkesin bildiği çok yoğun CRM uygulamaları gibi.

Pek, kendinizi memnun müşteri olarak tanımlayabiliyor musunuz?
Tanımlıyorum. IBM'in bence en önemli özelliği; kurumsal müşteriyi ve kurumsal müşterinin önceliklerini çok iyi anlayabilmesi, ki IBM farkı da burada yaratıyor. Görüşüme göre IBM, bir problem ya da sorun olduğunda iyi anlıyor ve yorumluyor, gerekli desteği veriyor. Onun için IBM'in hizmetlerinden memnunuz. Hem yurtiçinden hem yurtdışından destek verdiler. Ürünü satmanın ötesinde, teknolojilerin nasıl iyi kullanılabileceği konusunda da olabildiğince etkileşimli çalışmayı benimsiyorlar.
Sonuçta zor bir işi başardık, tren hızla giderken ve hatta hızı sürekli artarken, rayları değiştirdik. Biz bu işe başladığımız zaman bazı danışmanlar "Yapamazsınız, çünkü yapan yok!" demişlerdi. Biz ortaya bir hedef koyduk ve başardık. Şimdi ise "one shot" yani bir kerede geçiş konusunda olağanüstü büyük bir deneyimimiz var. Mesela, Rusya'daki bankamızda da yine böyle bir geçiş söz konusu.

Finansbank hangi ülkelerde hizmet veriyor? Oralarda da geçiş söz konusu mu?
Rusya, Almanya, Romanya, İsviçre, Hollanda, Malta ve Fransa. Sırayla, zamanla her ülkede geçiş olacaktır. Şu anda Rusya'ya odaklanmış durumdayız, zaten Hollanda'da da küçük bir alt seti çalışıyor. Yani biz temel bankacılık uygulamalarımızı bir kere geliştirdik ve şimdi hem Türkiye'de hem de yurtdışı bankalarında tekrar tekrar kullanarak, yatırımdan geri dönüş elde etmeye başladık. Rusya'ya aktardığımız paket çok dilli; Türkçe, İngilizce, Rusça ya da istenen herhangi bir dilde, bütün ekranları ve her türlü fonksiyonları ile çalışıyor. Tabii ki burada sistemimizi service odaklı bir yapıda kurmuş olmamız çok önemli...

Peki, portal tarafında, Internet bankacılığı tarafında ne gibi avantajları var?
Aslında orada çok farklı bir yaklaşımımız var, geliştirdiğimiz özel bir framework ile şube ekranını tasarlayan kişi internet ekranını da replike ederek hazırlayabiliyor. Internet bankacılığı için özel bir kod yazmaya gerek kalmıyor. Bu çözüm de, Java'nın getirdiği bir avantaj tabi...
Mesela uygulamalarımız Hollanda'da NT platformunda çalışıyor, Malta'da Linux, Türkiye'de ve Rusya'da Unix'te (IBM pSeries donanım üzeride AIX işletim sistemi ile) çalışıyor.
IBM destek oldu, laboratuarlarında deneme yaptık ve mainframe ortamında da hiçbir değişiklik yapmadan çalıştığını gördük. Java, platform bağımsız olmamızı sağlıyor... Sonuçta; Hollanda'da kısmen, Malta ve Rusya'da tamamen buradaki uygulama replike edilmiş oldu. Parametrik olması sayesinde, farklı ülkelerin bankacılığına cevap verebiliyor, dil ihtiyaçlarına cevap verebiliyor, Türkiye'deki önemli bankacılık mevzuat değişikliklerine çok kolay uyum sağlayabiliyor. Örneğin YTL geçişi bunlardan biriydi. Finansbank, bu geçişi en çabuk tamamlayan bankalardan biri oldu.

 
Finansbank Hakkında

Türkiye'nin önde gelen bankacılarından Hüsnü Özyeğin öncülüğünde kurulan Finansbank, 26 Ekim 1987 tarihinde faaliyete geçti. Bugün yurtiçinde 200'e yakın şubesi bulunan Finansbank, yurtdışında da yaygın olarak bankacılık çalışmalarını yürütüyor. Toplam 10 ülkede bankacılık yapan Finansbank, Türkiye dışında, İsviçre, Hollanda, Fransa, Almanya, Belçika, Rusya, Romanya, İrlanda ve Bahreyn'deki şube ve bankalarıyla hizmetlerini sürdürüyor. Bu yapısı ile Finansbank yurtdışında en çok yatırımı olan ve en yaygın ağa sahip Türk bankasıdır.

Finansbank Yurtiçi ve Yurtdışında Hızla Büyüdü
Finansbank, günümüze kadar kesintisiz olarak devam eden büyüme sürecinde (Ağustos 2005 itibariyle) ATM sayısını 393'e, POS sayısını 39 bin 474'e çıkardı. Bankanın perakende sektöründeki faaliyetleri, Fiba Grubu'nun 1996 yılında süpermarket zinciri Gima'yı ve 1999 yılında Marks & Spencer'ın Türkiye'deki işletim haklarını satın almasıyla ivme kazandı. Bu sayede bireysel müşterilerin, ürün ve hizmet çeşitliliğinden doğacak sinerjiden yararlanma imkanları genişletildi. 1999 yılında Galaxy Card ile kredi kartları piyasasına giren Finansbank, 2002 yılında tüm kredi kartlarını CardFinans markası altında topladı. Finansbank'ın kredi kartı sayısı Haziran 2005 itibariyle 2 milyon 218 bine ulaştı. Fiba Grubu, 2005 yılının Nisan ayında bünyesinden Gima'yı çıkartarak Swissotel'i bünyesine kattı. 1997 yılında Finansbank'ın yatırım bankacılığı operasyonları banka bünyesinden yeni kurulan Finans Yatırım'a taşındı. Aynı yıl Finansbank (Russia) Ltd. Moskova'da bankacılık faaliyetlerine başladı. 1998 yılında Romanya'da Finans Leasing Romania kuruldu. 1999 yılında The Sakura Bank Ltd.'den Türk Sakura Bank A.Ş.'nin % 99.94 oranındaki hissesi satın alındı ve bankanın ismi Fiba Bank (Fibank) olarak değiştirildi.

Fiba Bank, 2003 yılında Finansbank ile birleşti. 2000 yılında merkezi Bükreş'te bulunan bir ticari banka satın alınarak, adı Finansbank (Romania) S. A. olarak değiştirildi. 2000 yılında Finans Portföy Yönetimi Şirketi ile Finans Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı da faaliyete geçirildi. Bu yıl Finansbank, sürekli artış gösteren bireysel müşterilerine sunduğu hizmet yelpazesine internet ve çağrı merkezi bankacılığını ekledi. İnternet ve telefon bankacılığı işlemlerini artırarak sürdüren Finansbank Telefon Bankacılığı, European Call Center Awards 2003 Yarışması'nda Avrupa'nın En İyi Çağrı Merkezi seçildi.

2001 yılında Commercial Union Sigorta ve Commercial Union Hayat Sigorta'daki hisselerini CGU International Insurance PLC'ye satan Finansbank, aynı yıl Finans Sigorta A.Ş.'yi kurdu. En önemli yatırımlarından biri olan İstanbul Ümraniye'deki Operasyon Merkezi'ni 2000 yılında tamamlayan Finansbank, önemli bir maliyet avantajı ve operasyonel işlem kalitesinde artış sağladı. Bankanın tüm bilgi işlem sisteminin yenilenmesini sağlayan Temel Bankacılık Projesi'ni ise 2002'de yaşama geçiren Finansbank, böylece Türk bankacılık sektöründeki en iyi teknoloji ve hizmet kalitesine ulaştı. 2003 yılında Uluslararası Visa Challenge Programı'nda dünya birinciliğini, European Call Center Awards yarışmasında Avrupa birinciliğini kazandı.

2004 yılı büyüme anlamında çok başarılı bir yıl oldu. Toplam şube sayısı 170'e çıktı ve 1.523 yeni personel alımı ile toplam çalışan sayısı 5.469'a ulaştı. 2005 yılı Temmuz ayı itibariyle personel sayısı 6100'e çıktı. Türkiye'de ilk defa Sermaye Benzeri Kredi Ekim 2004'te Finansbank tarafından temin edildi. 200 milyon dolar tutarındaki kredi ile bankanın sermaye yapısı güçlendirilerek, müşteri odaklı büyüme stratejisi desteklendi.
www.finansbank.com.tr


    IBM hakkında Gizlilik ilkeleri Bize ulaşın