|
| |
AKBANKAkbank Telekomünikasyon Grubu Müdürü Mete Saraç:
"Tivoli, 10 binden fazla kullanıcıyı kapsayan ağımızın verimliliğinde kritik rol üstleniyor"
|
| |
Finans sektörünün özel kuruluşları arasında lider konumda olan Akbank, 2003 yılında teknolojik altyapısını güncellemek, güçlendirmek ve geleceğe hazırlanmak için başlattığı atılımın meyvelerini, peş peşe elde ettiği başarılarla topluyor. Akbank, değişen teknolojisiyle birlikte ihtiyaçları da değişen yaygın şube ağının yönetiminde, verimliliği IBM Tivoli araçları ile sağlıyor. Konu ile ilgili olarak Akbank Telekomünikasyon Grubu Müdürü Mete Saraç, Müdür Yardımcısı Sevim Aktulga ve Telekomünikasyon Uzmanı Ali Topuz ile görüştük.

IBM SOFTWARE: Ağ yönetiminizin verimliliğini sağlamak için IBM Tivoli araçlarından yararlanıyorsunuz. Tivoli öncesinde tespit ettiğiniz ihtiyaçlarınız nelerdi?
METE SARAÇ: Bankamızın hedeflerine, gereksinimlerine ve teknolojideki yeni eğilimlere bağlı olarak 2003 yılından itibaren çok önemli yenileme yatırımları yaptık, projeler gerçekleştirdik. Yenileme çalışmalarının içerisinde verimin artırılması, ağ izleme sistemlerinin geliştirilmesi, uzaktan erişim ve müdahale imkânlarının sağlanmasına yönelik de araştırmalar yaptık. Tivoli öncesinde 78 bin civarındaki kullanıcının bulunduğu ağımıza hizmet verirken, örneğin şube ortamlarımızdaki yazılım güncellemeleri gibi işlemlerin tamamlanması için uzun zaman harcıyorduk. İzleme, envanter toplama, uzaktan erişim olanakları ve raporlama sistemlerimizin geliştirilmesi, yenilenmesi gerekliydi. Bugün Akbank networkü 1500'ü aşkın Atm, 670 şube, 200 bin'i aşan Pos terminali, 10 bin'i aşkın kullanıcı için yerel alan ağı ile çeşitli kablosuz erişim uygulamaları, çeşitli tip ve büyüklükteki telefon santralleri, 2 milyonu aşan aylık çağrı adedini karşılayan çağrı merkezi, video konferans, uzaktan eğitim, internet bankacılığı uygulamaları ile yurt dışı temsilcilik ve yurt içi iştiraklerimize hizmet verecek büyüklüktedir ve bu büyüklükler ile yeni uygulamaların sayısı her geçen gün hızla artmaktadır. Önümüzdeki dönemde bankamızın her alanda yüksek bir ivmeyle yaratacağı büyümeye paralel bir şekilde network yatırımlarımız gerçekleştirilmeye devam edecektir. Bugün sahip olduğumuz networkümüzde ana bilgisayar erişim ortamları, geniş ve yerel alan ağları, internet ile güvenlik ortamlarında Public ATM, Enterprise Extender, SSL VPN, SDH fiber bağlantı altyapıları, internet erişim kontrolü, data trafik önceliklendirme, XDSL uygulamaları ve Metro Ethernet gibi en güncel teknolojileri kullanmaktayız. Yurt çapında 8 ana bölge ve 82 il merkezinin oluşturduğu topolojimizin yönetimini büyük bir bilgi birikimi ve becerinin bulunduğu en üst kalitede uzman ekiplerle yapmaktayız. Bu büyüklükteki bir network yapısında yürüttüğümüz çalışmalarda Tivoli araçları, işlerimize verimliliğin arttırılması yönünde oldukça katkı sağlamıştır.
SEVİM AKTULGA: Ortamımızda ciddi bir değişiklik yapmak üzereydik ve bu değişikliğin sonrasında 10 bin kullanıcıyı kapsayan bir ağ üzerinde uzaktan erişim ve hızlı problem çözümü gerekecekti. Bu da elbette dönüşüm sırasında yazılımların da uzaktan yüklenmesini gerektirecekti. Problemleri hızlı bir şekilde, hata oluşmadan önce tespit etmemiz, proaktif bir yaklaşımla sorunları önlememiz bekleniyordu. Bütün bunları düşününce "Nasıl bir ürün almalıyız?" sorularını çok düşündük, teknolojileri araştırdık. Öncelikle entegre bir ürün almamız gerektiğine karar verdik. Bizden beklenenlere yanıt verebilmemiz için, entegre bir sistem yönetim altyapısı kurmalıydık.
"Entegre" derken, bu ihtiyacın altında yatan nedenleri biraz açabilir misiniz?
SEVİM AKTULGA: Ağ yönetimi için ayrı bir ürün, izleme için ayrı bir ürün, yazılım dağıtımı için ayrı bir ürün olması, ihtiyaç duyduğumuz verimliliği, kolaylığı ve esnekliği bize sağlamazdı. Hepsini aynı şemsiye altında birleştirip, tek bir konsoldan takip edebileceğimiz bir ortam kurmak üzere arayışa çıktık.
Bu dönemde nasıl bir yol izlediniz?
SEVİM AKTULGA: Önce bir şartname hazırlayarak ihtiyaçlarımızı belirledik. Şartnamede belirtilen, mutlaka olması gereken özellikleri sağlayan firmalarla "proof of concept" çalışması yaptık. Açıkçası firmalar için zorlu bir çalışmaydı; çünkü üç gün içerisinde, bize vaat ettikleri özellikleri göstermelerini istedik. IBM'in Tivoli ürünleriyle bizim ihtiyaçlarımızı karşılayabildiğini gözlemledik ve Tivoli'nin 14 modülünü satın aldık. İlk iki ay tasarım sürecine ayrıldı. Başlangıçta bu sürenin uzun olduğunu düşünmüştük ama son derece gerekli bir süre ayrıldığını gördük. Çünkü tasarım dokümantasyonu sağlıklı hazırlandığı için dokümanın kapsadığı her kalemi, hiçbir değişiklik ihtiyacı olmaksızın projenin tamamlandığı gün uygulamış durumdaydık. Bu konuda IBM'in proje yönetimine ve teknik ekibinin yaklaşımına teşekkür ederiz.
Sonuç olarak, tasarımda elde ettiğimiz dokümantasyonla, modül modül ilerleyerek kurulum çalışmalarına başladık. O sırada şube altyapısı değişiyordu ve bu değişime destek verebilmek için uzaktan yazılım dağıtımını ayağa kaldırmamız gerekiyordu. Dolayısıyla, öncelikle yazılım dağıtımıyla ilgili modülleri devreye aldık. Arkasından izleme modülleri ve araçları ile devam ettik. İzleme altyapısı tam anlamıyla tamamlandıktan sonra bunu, hizmet kanalları seviyesine taşıdık. Bu, bir hizmet kanalını etkileyen bütün bileşenlerin izlenmesi ve onlardan herhangi birinde bir problem oluştuğunda, bunun adreslenmesi anlamına geliyor. Bunu sağlayabilmek için izleme altyapısının çok iyi oturmuş olması gerekiyordu. Böylece son adımda hizmet kanallarının izlenmesini sağlayarak, Tivoli kurulumlarını tamamlamış olduk.
Tivoli sonrasındaki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
METE SARAÇ: Bugün geldiğimiz noktada, Tivoli'nin gereksinimlerimizi karşılayacak en iyi çözüm olduğu konusunda doğru karar vermiş olduğumuzu görüyoruz. Detaylı bir çalışma ve uygulama dönemi sonrasında Tivoli'yi çeşitli alanlarda başarı ile kullanıyoruz. Uzaktan erişim, izleme, envanter toplama, yazılım dağıtımı modülleri, şu anda 670 şubede bulunan yaklaşık 10 bin kullanıcı için hizmet veriyor. Bu da bize işlerimizi yaparken esneklik, hız ve teknolojik avantaj sağlıyor.
Eskiye göre tespit ettiğiniz bir verimlilik oranını bizlerle paylaşabilir misiniz?
METE SARAÇ: Eskiden ortamımızda bulunan 10 bin kullanıcıyı kapsayan bir yazılım değişikliğinin tamamlanması 1520 güne varan süreler alan bir çalışmaydı. Bugün ise kurduğumuz sistemler sayesinde bu değişikliği üç gün içerisinde tamamlamamız mümkün hale geldi. Günümüz rekabet koşulları içinde ihtiyaçlara hızlı yanıt verebilmek son derece önemli hale geldi. Bu nedenle talepleri hızlı ve sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmemiz stratejik önem taşıyor. Doğru bir yaklaşımla, doğru ürünü seçerek çalışmalarımızı zamanında tamamladığımızı düşünüyoruz. IBM'e bu çalışmalardaki destekleri için teşekkür etmek isteriz.
Tivoli'yle gelen framework yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
ALİ TOPUZ: Tivoli'nin avantajlarını, ürünler hakkında kendi know how'ımızı geliştirdikçe daha iyi anlıyoruz. Tivoli, sunduğu fonksiyonalite dışında, esnek bir framework yapısına sahip olduğu için, "Bunu nasıl çözeriz?" sorusunu değil, "Bunu Tivoli ile nasıl yaparız" sorusunu soruyoruz. Böylece, ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara da elimizdeki framework ile cevap verebiliyoruz. Projenin bittiği 2005 yılı başından bu yana, ortamımıza dahil olan yeni bileşenlerle ya da yeni teknolojilerle ilgili işleri Tivoli'nin güçlü framework yapısı üzerinde çözüyoruz.
SEVİM AKTULGA: Özelleştirme yanının çok güçlü olması, yani sadece rehberden yapabileceğimiz özelleştirmeye bağlı kalmamamız, gerektiğinde kendi yazdığımız kodlarla ürünü geliştirebiliyor olmamız büyük avantaj sağlıyor. Kullanım kolaylığını da vurgulamak istiyoruz. Kurulumunu tamamladıktan sonra ürünü işletime aldık. Yazılım dağılımı, uzaktan erişim, problem müdahalesi veya izleme fonksiyonlarını işletim ekiplerimiz yönetiyor. Çünkü kılavuz hazırlandıktan ve gerekli dokümantasyon sağlandıktan sonra, onların da kolaylıkla kullanabileceği bir ürün olduğunu gördük.
Haftalarca süren bir dağıtım işinin üç güne indiğinden söz edildi. Eski yöntemde manuel yaklaşımlar mı söz konusuydu?
SEVİM AKTULGA: Eskiden CD ile tüm şubelere gönderim yapılırdı. Bu da tüm şubelere birinin gidip yazılımları kurması anlamına gelirdi. Bugün, üç güne inmesinin sebebi de bizim aldığımız önlemlerdir; kontrollü ve sağlıklı olması için üç günlük bir süreç oluşturduk. Aslında yazılım dağıtımı bir gecelik iştir.
Sizin bölümünüzün verimliliği açısından proaktif davranıyor olabilmeniz, sorunları çıkar çıkmaz görebilmeniz ve görüntüleyebilmeniz, müdahale sürelerinizi etkiledi mi?
SEVİM AKTULGA: Çoğu zaman problemler daha oluşmadan algılıyoruz. Tabii burada tanımlamalar çok önemli, eşik değerlerin düzgün set edilmesi gerekli. Kapasite/performans yönetimi açısından sürekli bir eşik değer takibi gerekiyor. Düzenli olarak ilgili gruplar kendi sorumluluk alanlarındaki ürünler için eşik değerleri tanımlıyorlar ve ona göre problemler daha oluşmadan yakalamak mümkün olabiliyor.
Tivoli ile birlikte duyulan memnuniyeti değerlendirebilir misiniz?
SEVİM AKTULGA: Özellikle çok net bir şekilde ölçümleyebildiğimiz kısmı, yazılım dağıtımına olan tepkilerdir. Hizmet verdiğimiz iç müşterilerimiz artık yazılımların çok daha hızlı bir şekilde dağılmış olmasından çok memnun ve haftada bir defa programsal değişiklik ister hale geldiler. Sadece finansal uygulamalar, şube uygulamaları için rakam verecek olursak, ilk 22 haftada 20 dağıtım yapmışız. Daha önceden, şubelere her hafta bir dağıtım yapmak bizim için çok zordu. Böyle bir esneklik kazanmış olduk.
IBM SOFTWARE: Bütün bu süreçte IBM'le ilişkilerinizi değerlendirebilir misiniz?
SEVİM AKTULGA: IBM, proje süresince teknik kadrosu ve proje yönetim ekibi ile sürekli bizimleydi, burada güzel bir çalışma ortamı kurdular. Problemlerimizde hep yanımızdaydılar ve en iyi şekilde destek oldular. Özellikle yurtdışı desteği bizi çok etkiledi. Gerektiğinde yurtdışından da bizim için uzman kadronun sürekli olarak bekletiliyor olması ve bizimle birlikte çalışıyor olmaları çok önemliydi.
Günümüz rekabet koşulları içinde ihtiyaçlara hızla yanıt verebilmek son derece önemli hale geldi. Bu nedenle izleme, yazılım dağıtım, uzaktan erişim ile yazılım ve donanım envanterlerinin takibi ihtiyaçlarını hızlı ve sağlıklı bir şekilde karşılamamız stratejik önem taşıyor. Doğru bir yaklaşımla, doğru ürünü seçerek çalışmalarımızı zamanında tamamladığımızı düşünüyoruz. IBM'e bu çalışmalardaki destekleri için teşekkür etmek isteriz.
METE SARAÇ İlk iki ay tasarım sürecine ayrıldı. Başlangıçta bu sürenin uzun olduğunu düşünmüştük ama son derece gerekli bir süre ayrılmış olduğunu gördük. Çünkü tasarım dokümantasyonu sağlıklı hazırlandığı için dokümanın kapsadığı her kalemi, hiçbir değişiklik ihtiyacı olmaksızın projenin tamamlandığı gün uygulamış durumdaydık.
|
|
| |
1948 yılında kurulan Akbank, 2004 yıl sonu itibariyle kârlılık ve piyasa değeri açısından Türkiye'nin en büyük, en karlı özel sektör bankasıdır.
Akbank, temel bankacılık hizmetlerinin yanı sıra, bireysel, ticari, kurumsal, özel bankacılık ve uluslararası ticaretin finansmanı hizmetlerini sunmaktadır. Bankacılık dışı finansal hizmetler ile sermaye piyasası ve yatırım hizmetleri ise, Banka'nın Ak Yatırım Menkul Değerler, Ak Yatırım Ortaklığı, Ak Portföy Yönetimi ve Ak Emeklilik gibi iştirakleri tarafından verilmektedir.
Akbank, faaliyetlerini, İstanbul'daki Genel Müdürlüğü ve yurt çapındaki 13 Bölge Müdürlüğü aracılığı ile sürdürmektedir. Toplam 633 şubesi ile yurtiçinde güçlü ve yaygın bir dağıtım ağına sahip olan Akbank, hizmetlerini geleneksel dağıtım kanalları olan şubelerin dışında, Bireysel ve Kurumsal İnternet Şubeleri, Telefon Bankacılığı Şubesi, 1500'ü aşkın ATM, 136 BTM, 190 bin POS terminali ve son teknoloji kanalları kiosk, cep telefonu ve cep bilgisayarı aracılığı ile de sunmaktadır. Ayrıca, şube içinde şubeye destek amacıyla müşterilerin İnternet ve Telefon şubelerini kullanmaları için, bu kanalları kapsayan "Özgür Bankacılık Alanı" adı altında bir bölüm ayrılmıştır.
Akbank'ın Almanya (Frankfurt) ve Malta'da birer şubesi ve Hollanda'da Akbank N.V. adında bir bankası bulunmaktadır. Ayrıca Akbank, Londra'da kurulu Sabancı Bank'ın yüzde 65'ine sahiptir. The Banker ve Euromoney dergileri, 2004 yılında, Akbank'ı "Türkiye'nin En İyi Bankası" seçmişlerdir. Daha önceki yıllarda da Akbank çeşitli defalar The Banker ve Euromoney dergileri tarafından "Türkiye'nin En İyi Bankası" seçilmiştir. Ülke notunun üzerinde not alan ilk Türk bankası olma unvanını taşıyan Akbank'ın uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından verilen notları 2004 yılında yükselmiştir. FitchRatings Ocak 2005'te Akbank'ın uzun vadeli yabancı para notunu "B+"dan"BB"ye, uzun vadeli yerel para birimi notunu da "BB"den "BB+"ya yükseltmiştir. FitchRatings, Akbank'ın, ülke notunun iki barem üzerinde not almasının en önemli nedenleri olarak Banka'nın güçlü finansal yapısı ve zorlu ekonomik dönemlerde iyi yönetilebilme kapasitesini göstermiştir. Eylül 2004'de Moody's de Akbank'ın uzun vadeli yabancı para notunu "B3"den "B2"ye yükseltmiştir.
Akbank, 2004 yılında da yurtdışı piyasalardan uygun koşullarda kredi sağlamayı sürdürmüş ve sağlanan kaynak miktarı toplam 3,476 milyon ABD Doları'na ulaşmıştır.
Akbank kullandığı en son bilgi teknolojileri ve deneyimli bankacılardan oluşan personeli ile geniş bir bireysel ve kurumsal müşteri portföyüne üstün kalitede hizmetler sunmaya odaklanmıştır.
www.akbank.com.tr
|
 |
|
|
|