IBM®
Ana metne geç
    Türkiye [değiştir]      Kullanım koşulları
 
 
   
     Ana Sayfa      Ürünler      Hizmetler & çözümler      Destek & yükleme      Bana özel     
 

AKBANK

“Türkiye’nin bir numaralı bankası olma
stratejimize en uygun altyapıyı IBM’le birlikte kurduk”

 
Akbank, 2002 yılı sonunda başlattığı şube altyapı dönüşümü, portal uygulaması, içerik yönetimi, anabilgisayar cpu ve disk kapasite artırımları, ağ kapasite artırımları ve sistem yönetimini kapsayan büyük bir dönüşüm gerçekleştirdi. Akbank Genel Müdür Yardımcısı Haluk Erdoğan, bu dönüşümün adımları ve Akbank’ın iş hedeflerine yansıması hakkında görüşlerini bizlerle paylaştı.

DB2


IBM SOFTWARE: IBM ile Akbank şubelerinin teknoloji alt yapısının dönüşümü, intranet ve internet portal uygulması, içerik yönetimi, sistem yönetimi, anabilgisayar kapasite artırımı, ağ kapasite artırımı bir de bunların yanında daha küçük olmakla birlikte IBM System 390 üzerinde DB2 yönetim araçlarının uygulanmasına kadar uzanan bir dizi projeyi hayata geçirdiniz. Bütün bunlar aslında bir yeniden yapılanmayı tarif ediyor diyebilir miyiz?
HALUK ERDOĞAN: Evet, aslında bir dönüşümü tarif ediyor. Akbank, 2002 yılında ‘Yeni Ufuklar’ adı altında bir değişim ve dönüşüm programı başlattı. Bu, Türkiye’nin bir numaralı bankası olma stratejimiz doğrultusunda gerçekleşti. Akbank zaten çok kârlı bir kuruluştur ancak pazar payı ve hacim olarak Türkiye’nin bir numaralı bankası olmanın bazı gerekleri vardı ve bunu yerine getirmeliydik. Müşterilerimize yönelik çalışmalarımızı hızlandırdık, organizasyonumuzu ve şube ağımızı yeniden yapılandırdık, müşteri segmentasyonunda farklı bir bakış açısı kazandık. Firmaları ölçeklerine göre, ‘kurumsal’, ‘ticari’ ve ‘şirket’ olmak üzere üç kategoride ele aldık. Bireysel müşterilerimizi de aynı şekilde segmente ettik. Daha müşteri merkezli bir bakış elde ettik ve bu doğrultuda şubelerimizi yeniledik. Bir numaralı banka olmak daha çok müşteriye daha özel hizmet vereceğimiz anlamına geliyordu. Bunun da ön şartı teknolojik alt yapımızı yeniden elden geçirmekti. Dolayısıyla sözünü ettiğimiz projeler aslında bizim ‘Yeni Ufuklar’ programımızın alt projelerinden bazılarıdır.

Bu projelerin hayata geçirilmesi öncesinde nasıl bir hazırlık süreci yaşadınız?
Bu projeler ilk başladığında Aknet olarak hizmet veriyorduk, daha sonra Akbank ile aynı bünyeye geçtik. Önümüzde çok önemli ve zorlu bir hedef vardı ve bu hedefin ihtiyaç duyduğu teknoloji altyapısını kurmak bu hedefin en önemli bileşenlerinden biriydi. Doğru kararlar almak durumunda idik. Önce iş birimleriyle konuştuk, sonra kendi içimizde piyasaları ve dünyayı araştırdık. Büyük bankalarda nasıl bir yaklaşım ve trend yaşandığını takip ettik. Araştırmalarımız sonrasında ‘Teknoloji Vizyonu’ başlıklı bir rapor hazırladık. 2002 yılı sonunda bu raporun sunumunu gerçekleştirdik. Akbank’ın yönetim kademeleriyle de görüşüldü, tartışıldı ve yapacağımız dönüşümün bir de bağımsız bir yabancı yönetim danışmanlığı ile incelenmesine karar verildi. Söz konusu kuruluşun yaptığı inceleme sonucunda da hazırladığımız yol haritası uygun görüldü. Açık, esnek, standartlara uygun, artan kapasitemizi güvenli bir şekilde karşılayacak altyapılar olmasına karar verildi.

Yol haritanızda dönüşümle ilgili hangi adımlar yer alıyordu?
Akbank Genel Müdür Yardımcısı Haluk Erdoğan Şubelerimizdeki donanımın internet teknolojilerine geçişimiz nedeniyle yenilenmesine karar verildi. Tüm şubelerimiz gezilerek PC’leri yenilendi, bir kısım PC’nin de kapasitesi artırıldı. Elbette 592 şubemizin dijital hatta geçirilmesi de sağlandı. Çünkü sadece data transferi değil, ses, görüntü, resim, gibi farklı formatlarda dokümanları transfer edebilmemiz gerekiyordu. Bunu sağlayabileceğimiz bir ağ yapısına geçmiş olduk. Ayrıca bazı temel uygulama geliştirme ortamlarımızın da yenilenmesi gerektiğini düşündük ve bunun için java teknolojisini tercih ettik. Akbank şu anda çok büyük ve geniş bir şube ağına sahip. Bu kadar dağıtılmış bir ortamda güvenlik işini de doğru yönetmemiz gerekiyordu. Sistem yönetimine ihtiyacımız vardı. Bütün bu adımlar için ihaleler açtık ve alanlarındaki en büyük firmalardan teklif aldık. Bilgi Teknolojileri olarak uzunca bir değerlendirme dönemi geçirdik, “proof of concept” çalışmaları yaptık, teknik değerlendirmeler gerçekleştirdik. Belirtilen projelerin hepsinde IBM ihalelere tek tek katıldı. Destek İş Birimimiz firmalarla tek tek görüşmeler gerçekleştirdi ve şube altyapısının yenilenmesinde, portal uygulamalarımızda, içerik yönetiminde ve sistem yönetiminde IBM ile el sıkıştık. Bu toplu bir anlaşma değildi, her parça için ayrı ayrı çalışmalar gerçekleştirildi ve hepsinde yolumuz IBM’le kesişti. Özetleyecek olursak, şube altyapısının yenilenmesinde Java ve WebSphere altyapısı, portal uygulamasında IBM WebSphere Portal ürünü, içerik yönetiminde IBM DB2 Enterprise Content Manager ailesi, Sistem Yönetiminde ise IBM Tivoli ürün ailesi çözümleri kullanıldı.

Yolunuzun IBM’le kesişmesini nelere bağlıyorsunuz?
Bir kere yeniliklere çok açık bir kuruluş olmakla birlikte kendi ortamımıza yönelik yüksek standartlarımız var. Akbank’ın bir bilgi stratejisi dökümanı bulunur, bu dokümanda sistemlerin özellikleri, uygulamaların mantığı, şubelerin yetkinlik dereceleri, ağ idaresi gibi her konuda standartlarımız vardır. Sanıyorum bilgi stratejilerimizdeki standartlarımızın yüksekliği ile IBM’in stratejileri örtüştü. Bunun dışında her konuyla ilgili bir değerlendirme scalamız var. Firmanın büyüklüğü, teknoloji yatkınlığı, desteği, Türkiye’de ve yurtdışındaki referansları, geçmişte kendi bünyemizde firma ile yaşadığımız tecrübeler, sunulan teknolojinin dünya standartlarına ve gelişmelere uygunluğu gibi konularda değerlendirdikten sonra belli bir puanın üzerinde kalan firmaları görüşmeye çağırıyoruz. IBM, söz konusu projelerin her birinde ilk iki sıradaydı. Önce hangi proje ile yol almaya başladınız?
Önce şube uygulamasını yapmalıydık. Akbank’ın yeni stratejisine uygun, müşteriyi tanıyan, kullanımı kolay, çabuk geliştirilebilen, yeni ihtiyaçlara çabuk uyum sağlayan, yeni bir teknoloji olmasını istedik ve ortaya çok yetkin bir şube uygulaması çıktı. Yeni sistemde Akbank’ın müşteri bilgi bankası ile geliştirilmiş özel hizmetlerimiz var. Herhangi bir müşterimiz şubeden içeri girip kartını geçirdiği anda sıra numarası alıyor ve gişenin önüne gittiği anda Akbank’tan hangi hizmetleri aldığı, neleri olduğu ekranda görülebiliyor. Entegre bir sistem oluşturduk ve bunu çok kısa sürede kurduk. Ekim ayında testlere başladık, Ocak ayında bir pilot uygulama gerçekleştirildi, 19 Şubat’ta da yaygınlaştırmaya geçtik. Şu anda 60’ı aşkın şubede bu yeni uygulama kullanılıyor. Ağustos ayı sonuna kadar da bütün şubelerde uygulamanın ilk fazının kullanılmasını planladık. İlk fazda şubelerde en çok kullanılan fonksiyonları hayata geçirdik ki bunlar toplam işlemlerin yüzde 65’ine tekabül ediyor. Yıl sonunda eski sistemin tamamen kaldırılmasını hedefliyoruz.

Diğer projelerden de söz edebilir misiniz?
Diğer bir projemiz olan portal uygulamasını da hayata geçirdik. Akbank’ta ilişkilerin kuvvetlendirilmesi için bu portali kurduk. Bütün duyurular, bütün genelgeler, ürünler hakkında bilgiler, eğitim dokümanları, kılavuzlar, atamalar, aklınıza gelebilecek herşey artık bu portal vasıtasıyla duyuruluyor, dağıtılıyor. Müthiş bir kağıt tasarrufu anlamına geliyor tabi. Portalimiz Ocak ayında hayata geçti ve iletişim çok kuvvetlendi. Operasyonun merkezileştirilmesi ile ilgili bir çalışmamız var. Müşterilerin adına yapılan işlemlerin, talimatların merkeze gelmesini, merkezi operasyon işleri tarafından bütün parasal işlemlerin yapılmasını sağlıyoruz. Kurumsal merkezlerde bu işlemi başlattık, şirketlerin işlemlerinin tamamı faks server ile sisteme geliyor, müşteri temsilcisi de oturduğu yerden işlemin yapılıp yapılmadığını, yapılmadıysa nedenlerini izleyebiliyor ve müşterisine bilgi aktarıyor. Bu da gerçekten çok büyük bir sistem ve Türkiye’de hatta Avrupa’da tek olduğunu düşünüyorum. Ayrıca şubelerin hedeflerini, fiili durumlarını yönetim kuruluna kadar çıkan bilgileri, günlük vaziyetlerini görmelerini sağlayacak bir sistem de kurduk. Bunu da IBM’den aldığımız portal alt yapısıyla sağladık. Bu hizmet şu anda yönetim kuruluna açıldı, önümüzdeki günlerde de şubelere açılacak.

Çok büyük projeler olduğunu görüyoruz, sorunsuz yürütülmesini nelere bağlıyorsunuz?
Öncelikle iyi bir ekip çalışmasına bağlıyorum. Sonra IBM ile oluşturduğumuz “proje yönetim (steering) komitesi” de önemli rol oynadı. Ekibimiz IBM yetkilileri ile bu kapsamda 15 günde bir biraraya geldi. Nasıl gittiğimiz, hangi konularda nasıl çözümler üretebileceğimiz hep bu toplantılarda ortaya kondu. Sonuçlarını da çok iyi bir şekilde elde ettik. Karşılıklı çözümler üretildi, zamanında devreye alındı. Güçlü bir sinerji oluştu diye düşünüyorum. Diğer taraftan İş Birimlerimizin projeleri sahiplenmesinin ve Genel Müdür Yardımcısı düzeyinde projelerin destek görmesinin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Akbank bünyesinde bu büyük proje için kaç kişi çalıştı?
Yazılım bölümümüz 80 kişi, sistem geliştirme bölümümüz ise müdürler de dahil 35 kişidir. Bu projelerde şube dönüşümünde 20 civarında kişi çalıştı, dökümanda ise 10 kişi. Çok verimli çalıştık. Bunda geliştirme ortamının yenilenmiş olmasının çok katkısı olduğunu düşünüyorum, ama bizim dökümana bağlı olarak çalışmamızın da artısı var, kişilere bağımlı çalışmıyoruz. Ayrıca planlama çok iyiydi, proje başlarken hedefler konmuştu, belli kritik kilometre taşları konulmuştu, bunlara uymak için herkes seferber oldu. Seferber olanlar arasında konularında uzman teknik destek ekiplerimiz, sahada kuruluş ve altyapı ile ilgili çalışmaları yapan bakım ekiplerimiz de vardı. Akbank teşkilatında büyük beklenti yarattık, şube müdürleri toplantısında ilk defa demo yaptığımızda çok büyük ilgi gördük. Yani kullanıcılarımızın da desteğini aldık. Bütün bunların projenin başarısında çok önemli faktörler olduğunu düşünüyorum.

Gelecek hedefleriniz neler olacak?
Arşivlemeyle ilgili önemli adımlar attık ve bunların gelecekte farklı uygulamalarda kullanılmasını hedefliyoruz. Örneğin müşteri talimatları işlem yapıldıktan sonra da arşivleniyor, dolayısıyla işlemle doküman arasında ilişki kurduk. Bunun ikinci adımı bütün ekstrelerin arşivlerimizde tutulması ve bunların her kanaldan müşterilerimize girişinin sağlanması. Platform üstüne artık pek çok uygulama getiriyoruz, çok entegre bir yapı bu. Örneğin çek geldiği zaman çekin üstündeki imzayla sistemdeki imzayı karşılaştırıp anında onay verip, ödeme yapabileceğiz. Bu uygulamaya bu yıl içinde geçmek istiyoruz. Çok entegre sistemler oluşmasını hedefliyoruz, açık sistemlerle ana bilgisayar sistemlerini iç içe çalıştırmak istiyoruz. Zaten Java’yı da bu entegrasyon beklentilerimize uygun olduğu için seçtik.

Şu ana kadar somut olarak ne tip iş faydaları elde ettiniz?
Somut olarak, hız kazandık ve tasarruf elde ettik. Artık torba torba kağıtlar şubelere gitmiyor. Pazarlamaya yönelik yeni fırsatlar yarattık. İş birimleri çapraz satış gibi yöntemleri çok daha kolay kullanabiliyorlar. Şubelerimiz fiili durumlarını günlük olarak hedefleriyle izleyebilir hale geldi, artık kritik performanslarını görebiliyorlar. Ayrıca biz bu platformlarda daha verimli çalışmak için eski uygulamalarımızı yenileyebiliyoruz, örneğin bir bireysel kredi sürecini, ticari kredileri yenileyebiliyoruz. Bunların her biri de çok büyük uygulamalar. Ticari kredileri Mayıs’ta teste vereceğiz. Bu, bir kredinin baş vurusundan, yetki seviyesine ve yönetim kuruluna kadar herşeyin elektronik ortamda izlenebilir ve yürütülebilir olması demektir. Akbank’ın koyduğu hedefleri yakalayabilmesi için bu teknoloji gelişmeleri şarttı. Artık ortamı sağladık, üstüne inşaatlara başladık ve biten bölümleri kullanır hale geldik. Bir taraftan da yeni uygulamaları ve hizmetleri hayata geçirmek üzere yeni projeler geliştiriyoruz.

Proje sürecinde IBM’in yaklaşımını değerlendirir misiniz?
Çok büyük ve kritik projeler söz konusu idi. Sonuçtan gerçekten çok memnunuz. IBM’in yurtiçi desteği, yurtiçi ekiplerinin yetkinliği, yurtdışından gerekli oldukça konusuyla ilgili uzmanların projemize dahil edilmesi çok iyi planlandı. Yurtdışından önerilerde bulundular, bizzat geldiler, analiz ve tasarıları gözden geçirdiler. Yurtiçi desteği de aynı paralelde sürdü ve hala da devam ediyor.

 
Akbank Hakkında

1948 yılında kurulan Akbank, 2004 yıl sonu itibariyle kârlılık ve piyasa değeri açısından Türkiye'nin en büyük, en karlı özel sektör bankasıdır. Akbank, temel bankacılık hizmetlerinin yanı sıra, bireysel, ticari, kurumsal, özel bankacılık ve uluslararası ticaretin finansmanı hizmetlerini sunmaktadır. Bankacılık dışı finansal hizmetler ile sermaye piyasası ve yatırım hizmetleri ise, Banka'nın Ak Yatırım Menkul Değerler, Ak Yatırım Ortaklığı, Ak Portföy Yönetimi ve Ak Emeklilik gibi iştirakleri tarafından verilmektedir.

Akbank, faaliyetlerini, İstanbul'daki Genel Müdürlüğü ve yurt çapındaki 13 Bölge Müdürlüğü aracılığı ile sürdürmektedir. Toplam 633 şubesi ile yurtiçinde güçlü ve yaygın bir dağıtım ağına sahip olan Akbank, hizmetlerini geleneksel dağıtım kanalları olan şubelerin dışında, Bireysel ve Kurumsal İnternet Şubeleri, Telefon Bankacılığı Şubesi, 1500'ü aşkın ATM, 136 BTM, 190 bin POS terminali ve son teknoloji kanalları kiosk, cep telefonu ve cep bilgisayarı aracılığı ile de sunmaktadır. Ayrıca, şube içinde şubeye destek amacıyla müşterilerin İnternet ve Telefon şubelerini kullanmaları için, bu kanalları kapsayan "Özgür Bankacılık Alanı" adı altında bir bölüm ayrılmıştır.

Akbank'ın Almanya (Frankfurt) ve Malta'da birer şubesi ve Hollanda'da Akbank N.V. adında bir bankası bulunmaktadır. Ayrıca Akbank, Londra'da kurulu Sabancı Bank'ın yüzde 65'ine sahiptir. The Banker ve Euromoney dergileri, 2004 yılında, Akbank'ı "Türkiye'nin En İyi Bankası" seçmişlerdir. Daha önceki yıllarda da Akbank çeşitli defalar The Banker ve Euromoney dergileri tarafından "Türkiye'nin En İyi Bankası" seçilmiştir. Ülke notunun üzerinde not alan ilk Türk bankası olma unvanını taşıyan Akbank'ın uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından verilen notları 2004 yılında yükselmiştir. FitchRatings Ocak 2005'te Akbank'ın uzun vadeli yabancı para notunu "B+"dan"BB"ye, uzun vadeli yerel para birimi notunu da "BB"den "BB+"ya yükseltmiştir. FitchRatings, Akbank'ın, ülke notunun iki barem üzerinde not almasının en önemli nedenleri olarak Banka'nın güçlü finansal yapısı ve zorlu ekonomik dönemlerde iyi yönetilebilme kapasitesini göstermiştir. Eylül 2004'de Moody's de Akbank'ın uzun vadeli yabancı para notunu "B3"den "B2"ye yükseltmiştir.

Akbank, 2004 yılında da yurtdışı piyasalardan uygun koşullarda kredi sağlamayı sürdürmüş ve sağlanan kaynak miktarı toplam 3,476 milyon ABD Doları'na ulaşmıştır.

Akbank kullandığı en son bilgi teknolojileri ve deneyimli bankacılardan oluşan personeli ile geniş bir bireysel ve kurumsal müşteri portföyüne üstün kalitede hizmetler sunmaya odaklanmıştır.
www.akbank.com.tr


    IBM hakkında Gizlilik ilkeleri Bize ulaşın