| |
“Küresel rekabet”, her alanda ve ölçekte kuvvetle hissedilen bir kavram. Bireyler, şirketler ve devletler, rekabet edebilmek için yeni ve yaratıcı yöntemler, çözümler geliştirme gayreti içindeler. Artık bir buluş yapmanız, bir teknoloji geliştirmeniz, tek başına sizi rekabette üstün kılmıyor. Rekabette üstünlük elde edebilmek için aynı zamanda “yenilikçi” olmak gerekiyor. Yani bir fikri; bir ürün, süreç ya da hizmete dönüştürebilmek ve talep edilir hale getirmek gerekiyor. Elbette bu yeni bir şey değil. Kuruluşlar, başarının yenilikçilikle ilgisini bir süredir analiz ediyor ve yenilikçiliğe bakışlarını sorguluyorlar. Bu yeni bakış, yeni fikirlerin hayatımıza girmesine ve yaşamımızın hiç olmadığı kadar hızla kolaylaşması yönünde beklentilerin artmasına da neden oluyor.
Sağlık, ulaşım ve yargı sistemine yönelik ihtiyaçlara cevap olarak devlet tarafından sunulan hizmetler; ancak yenilikçi sistemler ve en önemlisi yenilikçi insanlarla sağlıklı bir biçimde geliştirilebiliyor. Bu yaklaşım, devletlere küresel rekabette de önemli fırsatlar sunuyor. IBM de teknoloji sağlayıcısı olmasının çok ötesinde bir rol üstlenerek, bu konuda dünyanın her tarafındaki devletlerle işbirliği içinde bulunuyor... |
|
|
|
|